Gilda&Partners’ın kurucusu Jilda Bal, iş dünyasının bağımsız yayın organı Harvard Business Review’da.
- Jilda Bal
İyi performans gösteren bir çalışanı ekipte tutmak çoğu yönetici için doğal bir refleks. O çalışan işi biliyor, süreçleri taşıyor, müşteriyi tanıyor, ekibin temposunu dengeliyor ve çoğu zaman yöneticinin üzerindeki yükü de azaltıyor. Böyle bir çalışanın başka bir ekibe ya da role geçmesi, ilk bakışta ekip performansı açısından risk gibi görünebilir. Ancak kurum ölçeğinden bakıldığında bu refleksin daha farklı bir sonucu var.
- Jilda Bal
Bir dönem CEO koltuğuna giden yolun rotası daha tahmin edilebilir görünüyordu. Aynı şirkette uzun yıllar kalmak, kurum kültürünü içeriden öğrenmek, hiyerarşide basamak basamak yükselmek ve doğru anda üst yönetime yaklaşmak, liderlik kariyerinin doğal akışı olarak görülüyordu. Sadakat, kariyerin en güçlü sermayelerinden biriydi. Bugün ise bu formül değişiyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu belirsizlik, teknolojik dönüşüm, jeopolitik riskler ve hızlanan iş modeli değişimleri, liderlerden yalnızca kurumu iyi tanımalarını beklemiyor.
- Jilda Bal
Uzun yıllar boyunca Türkiye’de işgücü piyasasının en büyük sorunu yeterince istihdam yaratamamak olarak görüldü. Son yıllarda ise yüksek sayıda istihdam yaratılmasına rağmen, problemin tamamen ortadan kalkmadığını, yalnızca yön değiştirdiğini görüyoruz. Şirketler hâlâ işe alım yapıyor, hatta birçok sektörde açık pozisyon sayısı artmaya devam ediyor. Ancak bu kez temel problem pozisyon açmak değil, o pozisyonlara doğru yeteneği bulabilmek.
- Jilda Bal
Yapay zekâ yatırımları tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı. Şirketler veri toplama, analitik ve otomasyon için milyarlarca dolar harcıyor. Ancak sonuçlar beklenen kadar parlak değil. Geçtiğimi sene yapılan bir MIT araştırmasına göre kurumların yaklaşık yüzde 95’i yapay zekâ yatırımlarından henüz ölçülebilir bir geri dönüş elde edemiyor. Bu veriler, sorunun teknolojide değil, teknolojinin nasıl konumlandırıldığı ve kullanıldığıyla ilgili olduğunu gösteriyor.
- Jilda Bal
Pandemiden sonraki yıllar, iş dünyasının alışık olduğu öngörülebilirlik zeminini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Jeopolitik gerilimler, ekonomik dalgalanmalar, yapay zekâ kaynaklı dönüşüm, hızlanan dijitalleşme ve değişen çalışan beklentileri… Kurumlar artık yalnızca rekabetle değil, aynı zamanda sürekli değişen bir belirsizlik ortamıyla da mücadele ediyor.
- Jilda Bal
2020’li yılların başında yaşanan pandemi, tedarik zinciri kırılmaları ve hızlı teknolojik dönüşüm, iş dünyasının uzun süre konuşacağı istisnai olaylar gibi görünüyordu. Ancak son veriler, bu tür durumların artık geçici değil, kalıcı bir ortamın parçası haline geldiğini gösteriyor. Küresel risk algısına ilişkin güncel veriler de, kurumların önümüzdeki dönemi istikrar üzerinden değil, dalgalanma ve belirsizlik üzerinden okumaya başladığını ortaya koyuyor.
ETİKETLER
Son Yazılar
İyi performans gösteren bir çalışanı ekipte tutmak çoğu yönetici için …
Bir dönem CEO koltuğuna giden yolun rotası daha tahmin edilebilir …
Uzun yıllar boyunca Türkiye’de işgücü piyasasının en büyük sorunu yeterince …