İşten Çıkarmalar Sonrası Kalan Çalışanların Suçluluk Sendromu
Toplu işten çıkarmalar sonrası işini kaybetmemek, çıkarmaların etkisinden kurtulmak anlamına gelmiyor. Son yıllarda tüm dünyada teknoloji şirketlerinden perakende zincirlerine kadar birçok kurumda yaşanan toplu işten çıkarmalar, yalnızca ayrılan çalışanları değil, kalanları da derinden etkiliyor. İlk bakışta şanslı görünen bu “kalan” çalışanlar, aslında iş güvenliği kaygısı, etik sorgulamalar ve tükenmişlik hissi gibi yeni bir psikolojik yükle karşı karşıya kalıyor. Literatürde “survivor’s guilt” olarak tanımlanan bu durum, Türkçe’de “kalan çalışanların suçluluk sendromu” olarak ifade ediliyor ve modern iş dünyasının görünmeyen krizlerinden biri haline geliyor.
Güven, 2025’in En Değerli Para Birimi
2025 yılına doğru ilerlerken, iş dünyası önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Ancak bu dönüşümün en önemli parçalarından biri, belki de en değerli olanı: Güven. Güven, artık sadece liderlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi şekillendirmekle kalmıyor, aynı zamanda kurumların gelecekteki başarılarını da belirliyor.
Son yıllarda şirketler sürekli yeniden yapılanıyor, yeni sistemler uygulamaya alınıyor, öncelikler değişiyor. Deloitte Global Human Capital Trends araştırmasına katılan her üç çalışandan biri, yalnızca son bir yılda 15’ten fazla büyük organizasyonel değişim yaşadığını söylüyor.
- Ekonomist
Bir Hollandalı çalışan cuma öğleden sonra dizüstünü kapattığında, Türkiye’deki meslektaşı haftanın 10,5 saatini fazladan çalışmış oluyor. Yıla vurduğunuzda bu, yaklaşık üç aylık ek mesai demek.