İş arayanların son dönemde sıkça karşılaştığı tuhaf bir tablo var. İş ilanları artıyor ama işe girmek kolaylaşmıyor. İŞKUR verileri de bu çelişkiyi ortaya koyuyor. Şirketler daha fazla pozisyon ilan ediyor gibi görünürken, gerçek işe alımlar aynı yönde hareket etmiyor. Bu makas, işgücü piyasasında giderek daha fazla tartışılan bir kavramı gündeme taşıdı. Hayalet ilanlar… Hayalet ilanlar, gerçekte o anda doldurulması planlanan bir pozisyon olmadığı halde yayımlanan veya işe alım ihtiyacı ortadan kalkmasına rağmen yayında tutulmaya devam edilen iş ilanlarını ifade ediyor. Kimi şirket gelecekte ihtiyaç duyabileceği çalışanlar için CV havuzu oluşturuyor, kimi piyasadaki yetenek ve ücret seviyesini ölçüyor. Bazıları sürekli ilan yayımlayarak büyüyen şirket görüntüsü vermeyi ya da markasını görünür tutmayı amaçlıyor. Daha tartışmalı örneklerde ise mevcut çalışanlara “yerinize başkası bulunabilir” mesajı vermek için ilan açıldığı öne sürülüyor. Sosyal medyada özellikle bu konuda çok sayıda şikayet yer alıyor. Üstelik mesele birkaç şirketin işe alım pratiğinden ibaret değil. Uluslararası araştırmalar, yayımlanan ilanlarla gerçek işe alımlar arasındaki bağın giderek zayıfladığına işaret ediyor. Bir başka çarpıcı gösterge ise işe dönüşen ilanların oranındaki değişim. 2019’da yayımlanan her 10 ilanın yaklaşık sekizi işe alımla sonuçlanırken bugün bu sayı yaklaşık dörde kadar gerilemiş durumda.
Bu durum yalnızca iş arayanların zamanını ve motivasyonunu tüketmiyor. Ekonominin en önemli göstergelerinden biri olan işgücü talebinin de olduğundan güçlü görünmesine neden olabiliyor. Gerçekte doldurulmayacak pozisyonlar açık iş istatistiklerine girdiğinde hangi sektörün büyüdüğünü, hangi mesleklere gerçekten talep olduğunu ve şirketlerin ne ölçüde istihdam yarattığını okumak zorlaşıyor. Yapay zekâ destekli işe alım ve işgücü analiz sistemlerinin bu verilerle beslenmesi ise sorunu yeni bir boyuta taşıyor. Dünyada bu nedenle hayalet ilanlara karşı düzenleme arayışı başlamış durumda. İnsan kaynakları profesyonelleri ile, hayalet ilan ekonomisinin perde arkasını konuştuk.
BÜYÜK ŞİRKETLER DAHA ÇOK HAYALET İLAN YAYINLIYOR
İŞKUR’un Haziran 2026 verilerine göre açık iş sayısı 242 bin 819’a ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 16,7 arttı. Aynı ayda işe yerleştirme sayısı ise 134 bin 374 oldu ve yüzde 7,9 geriledi. İlanlar artarken alımların düşmesi, işgücü piyasasını ilan sayısıyla okumanın yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Küresel araştırmalar bu makasın nedenlerinden biri olarak arkasında gerçek alım niyeti olmayan “hayalet ilan” olgusuna işaret ediyor.
Baruch College araştırmasının Glassdoor verileri üzerinde yaptığı analize göre iş ilanlarının yüzde 21’e kadarı hayalet ilan sınıfına giriyor ve bu ilanlar özellikle büyük şirketlerde yoğunlaşıyor. Columbia Law Review analizi ise önemli bir noktaya dikkat çekiyor. 2019’da yayımlanan her 10 iş ilanının yaklaşık 8’i işe alımla sonuçlanırken, bugün bu sayı yaklaşık 4’e gerilemiş durumunda. Başka bir ifadeyle, açık pozisyon sayısının artması, işverenlerin gerçekten daha fazla kişiyi işe aldığı anlamına gelmiyor.
DÜNYADA YAPTIRIMLAR BAŞLADI
İş arayanlar açısından kafa karıştırıcı bu durumun netlik kazanması için dünya çapında bazı uygulamalar devreye girmeye başladı. Ocak 2026’da Kanada’nın Ontario eyaletinde yürürlüğe giren düzenleme, ilanın gerçekten boş bir pozisyon için mi yoksa aday havuzu oluşturmak için mi verildiğinin belirtilmesini, ücret bilgisinin paylaşılmasını ve işe alımda yapay zekâ kullanılıyorsa açıklanmasını zorunlu kılıyor. Mülakata giren adaylara en geç 45 gün içinde sonucun bildirilmesi gerekiyor. New York eyaletinde senatodan geçen yeni bir yasa tasarısı, işverenlerin ilanlarda gerçek işe alım takvimini veya yalnızca geleceğe yönelik CV topladıklarını açıklamasını öngörüyor. Kurala uymayan işverenlere ihlal başına 2 bin 500 dolardan başlayan ceza öngörülüyor.
Avrupa Birliği genelinde hayalet ilanları doğrudan hedefleyen özel bir düzenleme henüz bulunmuyor. Ancak Fransa’da mevcut iş kanunu, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya hâlen açık bulunup bulunmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarını yasaklıyor. Kurala aykırı ilan yayımlayanlar için bir yıla kadar hapis ve 37 bin 500 avro para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.
İŞVEREN MARKASI İÇİN GÜVEN RİSKİ
İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, ilan sayısındaki artışın ekonomik iyileşme açısından tek başına bir iyimserlik nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
“Türkiye’de işgücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yetkinlik uyumsuzluğu ekseninde şekilleniyor. Ancak veriler, sorunun yetkinlik uyumsuzluğunun ötesine uzandığına işaret ediyor. Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor” diyen Bal şunları aktarıyor:
“Türkiye’de hayalet ilanlara yönelik özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, işverenlerin ilanlarında pozisyonun gerçekten açık olup olmadığını belirtmesini, dolan pozisyonları zamanında yayından kaldırmasını ve adayları bilgilendirmesini sağlayabilir. Bu adımlar ilan verilerinin işgücü piyasasını daha doğru yansıtmasına katkıda bulunurken işe alım süreçlerinde şeffaflığı güçlendirecektir. Ancak işverenlerin gerekli adımları mevzuatı beklemeden atması önem taşıyor. İşe alımı gerçekleşen pozisyonların ilanlarını kapatmak, gerçek olmayan ilanları yayından kaldırmak ve sürece giren her adaya makul sürede dönüş yapmak güçlü birer işveren markası yatırımıdır.”