2026’da Kadın Liderlik Açığı
Son yıllarda iş dünyasında çeşitlilik ve kapsayıcılık neredeyse tartışmasız bir ortak değer haline geldi. Şirket sunumlarında, strateji dokümanlarında ve liderlik mesajlarında bu kavramlara sıkça rastlıyoruz. Ancak McKinsey&Lean In’in Women in the Workplace 2025 raporu, söylem ile öncelik arasındaki mesafenin açıldığını gösteriyor.
Cinsiyet Eşitsizliği Ekonomileri Nasıl Zayıflatıyor?
Kadınlar artık eğitimde geride değil. Hatta birçok ülkede üniversite mezuniyet oranlarında erkekleri geride bırakıyorlar. Ancak iş ekonomik katılıma geldiğinde, tablo hızla değişiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu verilerine göre, eğitimde yüzde 95, sağlıkla ilgili alanlarda yüzde 96 oranında eşitliğe ulaşılmışken, ekonomik katılım sadece yüzde 61. Üstelik liderlik pozisyonlarında kadın temsili hâlâ çok sınırlı. Dünyadaki üst düzey yöneticilerin sadece yüzde 29,5’i kadın. Eğitimli kadınların işgücünde ve yönetim kademelerinde yeterince yer bulamaması bireysel bir fırsat eşitsizliği olarak görülmemeli. Aynı zamanda ekonomik büyüme, verimlilik ve inovasyon açısından ciddi bir potansiyelin atıl kalması anlamına geliyor.
Uzun yıllar boyunca kariyer başarısı daha çok lineer bir yol, hatta merdiven üzerinden değerlendirildi. Aynı alanda yükselmek, aynı fonksiyon içinde ilerlemek, ünvanları sırayla almak ve CV’de kesintisiz bir çizgi göstermek güçlü ve profesyonel profilin temel göstergeleri arasında görüldü.
- Business News
- Jilda Bal
Beyaz yakalı çalışanlar için artık yalnızca gündemin gerisinde kalmak değil, kendi uzmanlık alanının, rolünün veya beceri setinin geride kalması da önemli bir endişe kaynağı haline geliyor. Bu yeni kaygı, iş dünyasında FOBO (Fear of Becoming Obsolete) kavramıyla ifade ediliyor.