Bir Hollandalı çalışan cuma öğleden sonra dizüstünü kapattığında, Türkiye’deki meslektaşı haftanın 10,5 saatini fazladan çalışmış oluyor. Yıla vurduğunuzda bu, yaklaşık üç aylık ek mesai demek. Aynı ünvan, aynı iş, aynı hafta.

Eurostat’ın Mayıs 2026’da yayımladığı veriler Avrupa’da sessiz ama istikrarlı bir yön değişimini gösteriyor. AB’de 20-64 yaş arası çalışanların ana işlerindeki ortalama fiili haftalık çalışma süresi 2025’te 35,9 saate geriledi. On yıl önce bu rakam 36,9 saatti. Bir saatlik fark az görünebilir, ancak 200 milyonu aşkın çalışanı olan bir ekonomide bu yapısal bir değişimin işareti.

Listenin iki ucu, ortalamadan daha çok şey anlatıyor. En uzun çalışılan ülke 39,6 saatle Yunanistan, en kısa çalışılan ülke 31,9 saatle Hollanda. Almanya ve Danimarka 33,9 saatle hemen arkasında yer alıyor. Avrupa’nın en yüksek katma değer üreten ekonomilerinin listenin alt sıralarında yer alması tesadüf değil.

Türkiye bu sıralamanın neresinde?

TÜİK’in Mayıs 2026 işgücü istatistiklerine göre Türkiye’de haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,4 saat’dir. Bu, AB ortalamasının 6,5 saat, Hollanda’nın 10,5 saat üzerinde yer alıyor. Bu süre, Avrupa’nın en uzun çalışan ülkesi Yunanistan’ı bile 2,8 saat geride bırakıyor. Avrupa çalışma süresini nasıl kısaltacağını tartışırken, Türkiye tartışmanın dışından listeye liderlik ediyor.

Saat başına düşen değer

TÜİK’in verilerine göre, çalışılan saat endeksi yıllık bazda %1,7 gerilerken, saatlik işgücü maliyeti %41,4 arttı. Toplamda daha az saat çalışılıyor ama her saat çok daha pahalıya mal oluyor. Buna rağmen bireysel çalışma süresi Avrupa ortalamasının belirgin biçimde üzerinde kalmaya devam ediyor.

Eurostat’ın araştırmasındaki meslek grubu kırılımı da beyaz yaka açısından ayrıca dikkat çekici. AB’de yöneticiler haftada ortalama 40,6 saat çalışırken, büro destek elemanları 34,0 saatte kalıyor. Ünvan yükseldikçe kısalan bir hafta söz konusu değil. Tam tersine, sorumlulukla birlikte toplam çalışma saati de büyüyor.

Beyaz yakada bunun karşılığı hepimize tanıdık. Gün sonuna sarkan toplantılar, mesai bittikten sonra da susmayan bildirimler ve “yoğunluk” ile “üretkenlik” arasında refleks hâline gelmiş eşitlik. Ancak Avrupa verisi tam tersini gösteriyor. Çalışma süresini kısaltan ülkelerin verimliliği düşmedi ve saat başına en çok değer üreten ekonomiler bugün listenin en altında duruyor. Bu durumda uzun çalışmak bir performans göstergesi değil, kötü tasarlanmış bir iş sürecinin bedeli ve her zaman o bedeli en değerli kaynak olan insanlar ödüyor.

Benzer Yazılar

Job Hugging, İşe Sarılmaya Çalışanlar Artık Gitmek Yerine Tutunuyor

Son yıllarda çalışan deneyimi daha çok bağlılık, aidiyet …

Portfolyo Kariyeri Nedir?
Kariyer Artık Tek Bir Merdiven Değil, Bir Deneyim Portföyü

Uzun yıllar boyunca kariyer başarısı daha çok lineer …

FOBO (Fear of Becoming Obsolete) – Geçerliliğini Kaybetme Korkusu Beyaz Yakanın Yeni Kaygısı

Beyaz yakalı çalışanlar için artık yalnızca gündemin gerisinde …

Arşiv

SON BLOG YAZILARI

Job Hugging, İşe Sarılmaya Çalışanlar Artık Gitmek Yerine Tutunuyor

Son yıllarda çalışan deneyimi daha çok bağlılık, aidiyet ve anlam …

Portfolyo Kariyeri Nedir?
Kariyer Artık Tek Bir Merdiven Değil, Bir Deneyim Portföyü

Uzun yıllar boyunca kariyer başarısı daha çok lineer bir yol, …

FOBO (Fear of Becoming Obsolete) – Geçerliliğini Kaybetme Korkusu Beyaz Yakanın Yeni Kaygısı

Beyaz yakalı çalışanlar için artık yalnızca gündemin gerisinde kalmak değil, …

ETİKETLER

Yukarı Çık