CEO’luğa Giden Yol Değişiyor
Bir dönem CEO koltuğuna giden yolun rotası daha tahmin edilebilir görünüyordu. Aynı şirkette uzun yıllar kalmak, kurum kültürünü içeriden öğrenmek, hiyerarşide basamak basamak yükselmek ve doğru anda üst yönetime yaklaşmak, liderlik kariyerinin doğal akışı olarak görülüyordu. Sadakat, kariyerin en güçlü sermayelerinden biriydi. Bugün ise bu formül değişiyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu belirsizlik, teknolojik dönüşüm, jeopolitik riskler ve hızlanan iş modeli değişimleri, liderlerden yalnızca kurumu iyi tanımalarını beklemiyor.
Liderlikte Empatiyi Yeniden Keşfetmek
Son yıllarda, dünya ardı ardına krizlerle sarsıldı. Pandemi, ekonomik belirsizlikler, küresel tedarik zinciri problemleri ve iklim krizleri… Bu krizler, yalnızca iş dünyasının değil, bireylerin de dayanıklılığını test ediyor. Türkiye’de ise bu küresel sorunların bir kısmı daha yoğun ve keskin bir biçimde hissedilebiliyor. Ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik gerilimler ve hızla değişen işgücü dinamikleri, liderlerin karar alma mekanizmalarını ve yönetim tarzlarını kaçınılmaz bir şekilde etkiliyor ve çözmeleri gereken yeni problemler ortaya çıkartabiliyor.
- Jilda Bal
Genç neslin duygusal ilişkiler için popülerleştirdiği bir terim var. “Situationship”, tarafların ayrılmadığı ama bağlanmadığı, adı konmamış ilişkiyi anlatıyor.
Bir çalışan işten ayrıldığında ilk akla gelen gerekçe çoğunlukla ücret oluyor. Bugün ise giderek daha fazla çalışan, daha yüksek maaş yerine belirli bir deneyimi kazanmak için rol değiştiriyor.
- Ekonomist
Ekipleri ayakta tutması beklenen yöneticiler, bugün organizasyonların en fazla yük altındaki katmanı haline geldi. Gallup’un 2026 State of the Global Workplace raporu, şirketlerin en kırılgan halkasının artık çalışanlar olmadığını, üstten gelen dönüşüm ve maliyet baskısı ile alttan yükselen ekip beklentileri arasında sıkışan orta kademe yöneticiler olduğunu ortaya koyuyor.