Yetenek İstifçiliği Nedir?
Şirkete Ne Kaybettirir?

İyi performans gösteren bir çalışanı ekipte tutmak çoğu yönetici için doğal bir refleks. O çalışan işi biliyor, süreçleri taşıyor, müşteriyi tanıyor, ekibin temposunu dengeliyor ve çoğu zaman yöneticinin üzerindeki yükü de azaltıyor. Böyle bir çalışanın başka bir ekibe ya da role geçmesi, ilk bakışta ekip performansı açısından risk gibi görünebilir. Ancak kurum ölçeğinden bakıldığında bu refleksin daha farklı bir sonucu var.

Yaz Aylarında Kariyer Sorgulaması Hızlanıyor

SESSİZ kopuş, yaz aylarında daha görünür hale geliyor. Şirketler için daha sakin geçen bu dönem, çalışanlar açısından kariyer kararlarının yeniden gözden geçirildiği bir sürece dönüşüyor.

Tercih Yapmadan Önce Bir Kez Daha Düşünün

“Teknolojiye dayalı meslekler güçlü talep görecek”TÜİK’in istihdam göstergelerine baktığımızda, pilotaj, uzay mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, matematik mühendisliği gibi STEM temelli bölümlerin mezun gelirlerinin “çok yüksek” grupta yer aldığını görüyoruz.

CEO’luğa Giden Yol Değişiyor

Bir dönem CEO koltuğuna giden yolun rotası daha tahmin edilebilir görünüyordu. Aynı şirkette uzun yıllar kalmak, kurum kültürünü içeriden öğrenmek, hiyerarşide basamak basamak yükselmek ve doğru anda üst yönetime yaklaşmak, liderlik kariyerinin doğal akışı olarak görülüyordu. Sadakat, kariyerin en güçlü sermayelerinden biriydi. Bugün ise bu formül değişiyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu belirsizlik, teknolojik dönüşüm, jeopolitik riskler ve hızlanan iş modeli değişimleri, liderlerden yalnızca kurumu iyi tanımalarını beklemiyor.

Kariyerde Adres Etkisi: Aynı Yetkinlik, Farklı Fırsat

Yaşanılan şehir, beyaz yakalıların kariyer yolculuğunu şirket tercihi kadar etkileyen bir faktör haline geliyor. OECD’nin geçtiğimiz hafta yayımladığı 2026 İstihdam Görünümü raporu, istihdam oranlarının ülkelerin farklı bölgelerinde önemli ölçüde değiştiğini ve bu durumun çalışanların kariyer fırsatlarına doğrudan yansıdığını ortaya koydu.

Kariyer Tıkanması Nasıl Çözülür?

İş dünyasında çalışan deneyimi ve yetenek yönetimi gündeminde yeni bir başlık öne çıkıyor: ‘kariyer tıkanması’ (career stall). Özellikle beyaz yakalı çalışanların aynı rolde uzun süre kalması, gelişim fırsatlarının sınırlanması ve kariyer yolunun belirsizleşmesi, kurumların insan kaynakları politikalarında yeniden ele aldığı konular arasında yer alıyor.

Şimdi Trend Kendi Elemanını Yetiştirmek

YENİ MEZUN İŞE ALIMI, KLASİK CV TARAMASINDAN ÇIKTIGilda&Partners Colsulting Kurucusu Jilda Bal da, yeni mezun işe alımında son yıllarda yaşanan en büyük değişimin, şirketlerin diplomaya bakışında yaşandığına vurgu yaparak, “Tabii ki okul ve bölüm hâlâ önemli, özellikle bazı teknik, mühendislik, sağlık, finans ve teknoloji odaklı rollerde adayın aldığı eğitimin niteliği işe alım sürecinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Yaz Ayları, İstifaların Sessiz Dönemi!

Bu artış, işten ayrılmaların yılın ilk aylarında daha düşük seyrettiğini, ilkbaharla birlikte yükseldiğini ve orta-geç yaz döneminde zirveye ulaştığını gösteriyor. Work Institute raporuna göre, birçok çalışan kurumunda çalışmaya devam ederken geleceğini sessizce değerlendiriyor.

Aile Şirketlerindeki Ayrılıkların Nedeni Ne?

Aile şirketlerinde hissedar ayrılıkları son dönemde daha görünür hale geldi. Yıllar içinde büyüyen ve yeni kuşakların sorumluluk üstlenmeye başladığı aile şirketlerinde, hissedarların iş dünyasında farklı yollardan ilerleme isteği yeni ayrılıkları da beraberinde getirdi.

Türkiye’de Şirketler Doğru Yeteneği Arıyor


Uzun yıllar boyunca Türkiye’de işgücü piyasasının en büyük sorunu yeterince istihdam yaratamamak olarak görüldü. Son yıllarda ise yüksek sayıda istihdam yaratılmasına rağmen, problemin tamamen ortadan kalkmadığını, yalnızca yön değiştirdiğini görüyoruz. Şirketler hâlâ işe alım yapıyor, hatta birçok sektörde açık pozisyon sayısı artmaya devam ediyor. Ancak bu kez temel problem pozisyon açmak değil, o pozisyonlara doğru yeteneği bulabilmek.

Beyaz Yakalılar İçin “Kariyer Tıkanması” Riski Yükselişte

Burning Glass Institute ve New York University School of Professional Studies tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD’de beyaz yakalı profesyonellerin yaklaşık dörtte biri 40 yaşından önce en az beş yıl boyunca anlamlı bir terfi veya maaş artışı yaşamadan kariyerinde duraksama dönemine giriyor.

Şirketlerde İK’nın Değeri Yeniden Tanımlanıyor

Finansal teknoloji şirketi Bolt’un CEO’su Ryan Breslow’un, yeniden yapılanma sürecinde tüm İK ekibini işten çıkardıklarını ve bu kararın ardından bazı sorunların ortadan kalktığını söylemesi, global iş dünyasında İnsan Kaynakları departmanlarının rolüne ilişkin dikkat çekici bir tartışma başlattı.

Yapay zeka kullanımı değil, yorumlama gücü etkili

İş dünyasında yaşanan dönüşüm, teknoloji yeteneklerinin hareketliliğini artırırken şirketleri çok daha geniş bir rekabet alanına taşıyor. Türkiye’de son yıllarda yurt dışına yönelen teknoloji yetenekleri arz-talep dengesini zorlaştırırken, son dönemde sınırlı da olsa bir geri dönüş eğilimi gözlemleniyor.

İşe odaklanamıyoruz!

Dijitalleşme, hibrit çalışma modeli, sürekli bildirim akışı ve artan iş yükü çalışanların odaklanma süresinin azalmasına sebep oluyor. Uzmanlara göre özellikle son yıllarda çalışanların uzun süre tek bir işe konsantre olabilme oranı düşüyor ve çalışanların gün içinde sürekli bölünmesi odaklanmayı azaltıyor.

40 Yaş Altı 40 Genç CEO

Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal’a göre ise dijitalleşme, yapay zekâ ve çeviklik ihtiyacı genç yöneticileri üst yönetim gündeminde daha görünür hale getiriyor. Ancak bu değişimin her sektörde aynı hızda yaşanmadığını vurgulayan Bal, özellikle sanayi, enerji, finans ve perakende gibi köklü sektörlerde deneyimin hâlâ önemli bir tercih kriteri olmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Şirketler, Veriyi Neden Değere Dönüştüremiyor?

Geçtiğimiz sene yapılan bir MIT araştırmasına göre kurumların yaklaşık yüzde 95’i yapay zekâ yatırımlarından henüz ölçülebilir bir geri dönüş elde edemiyor. Bu veriler, sorunun teknolojide değil, teknolojinin nasıl konumlandırıldığı ve kullanıldığıyla ilgili olduğunu gösteriyor.

Diploma Değil, Dönüşüm Kapasitesi Öne Çıkıyor

Yüksek genç işsizliği ile birlikte anılan “doldurulamayan işler” paradoksu, artık yeni bir kırılma noktasına işaret ediyor. Yapay zekâ ve dijital dönüşümün tetiklediği bu yeni dönemde şirketler, artık yalnızca diplomasına değil; potansiyeline, öğrenme hızına ve bilgiyi iş sonucuna dönüştürebilme becerisine bakıyor.

Sıcak Koltuk

Küresel araştırmalar da bu tabloyu doğruluyor. Russell Reynolds Associates’in izlediği büyük şirketlerde 2024’te 202 CEO görevinden ayrıldı; 2025’te bu sayı 234’e çıktı.

Yukarı Çık