Son dönemde hem Türkiye’de hem de dünyada çalışan hareketliliği dikkat çekici şekilde arttı. Ekonomik dalgalanmalar ve yeniden yapılanma kararları nedeniyle şirketten ayrılmaların ve işten çıkarmaların yükseldiği bir dönemde, kurumlar yetenek kaybının etkilerini yönetmek için farklı çözümlere yöneliyor. İş gücü baskısı arttıkça şirketler elde kalan yeteneği korumanın ve çalışan bağlılığını güçlendirmenin yollarını araştırıyor.

Manpower Group’un 2025 Global Yetenek Barometresi araştırmasının verileri, iç hareketlilik fırsatı sunan kurumların zorlu dönemlerde bile çalışan bağlılığını ve elde tutma oranını anlamlı şekilde artırdığını gösteriyor. Araştırmaya göre, çalışanlara kurum içinde farklı bir role geçme ya da yeni bir beceri kazanma imkanı sunulduğunda şirketten ayrılma olasılığı düşüyor. Bu sayede, şirketler yalnızca dış işe alıma odaklanarak değil mevcut yeteneklerinin potansiyelini açığa çıkararak daha dayanıklı bir yapı kurabiliyor.

Mercer’ın 2024-2025 Global Yetenek Trendleri raporunda yer alan bilgiler de, şirketlerin dışarıdan yetenek alma yaklaşımından uzaklaşıp içeriden geliştirme ve yeniden konumlandırma stratejilerine ağırlık verdiği yönünde. Rapora göre yüksek büyüme oranlarına sahip şirketler, çalışanları iç pozisyonlara eşleştirme konusunda diğerlerine göre yaklaşık bir buçuk kat daha aktif olduğu yönündedir. Mercer çalışması, yetenek kıtlığı ve değişen rol beklentileri karşısında kurumların çalışanları için beceri geliştirme ve yeniden görevlendirmeye yöneldiğini vurguluyor. Araştırmada iş gücünün geleceğe hazırlanmasında iç rotasyon, beceri geliştirme ve çalışanları içeride yeni rollerle eşleştirme uygulamalarının bağlayıcı bir etki yarattığı belirtiliyor.

İşten çıkarmaların ve dalgalanmaların arttığı bu dönemde çalışanların %60’ı, mevcut rollerinin ortadan kalkması hâlinde dahi şirketlerinin kendilerine yeni bir kariyer yolu açacağına inandığını ifade ediyor. Bu güven algısı, iç hareketlilik politikalarının yalnızca verimlilik değil aynı zamanda bağlılık ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir kaldıraca dönüştüğünü gösteriyor. Mercer, yetenek açığının büyüdüğü ekonomilerde iç mobilite odaklı şirketlerin daha dirençli bir yapı kurduğunu ve beceri temelli hareketlilik sayesinde hem yetenek kaybını azalttığını hem de iş gücü enerji seviyelerini daha sürdürülebilir şekilde koruduğunu aktarıyor.

Ekonomik baskıların arttığı bu dönemde, kurum içi hareketliliğin şirketler için en önemli kazanımı maliyet yönetimi oluyor. Yeni bir pozisyonu dışarıdan işe almak yerine içeriden bir çalışanın yetkilendirilmesi hem maliyetleri düşürüyor hem de oryantasyon sürecini hızlandırarak verimliliği artırıyor.

Tüm bu veriler, belirsizlik dönemlerinde iç hareketliliğin şirketlerin ayakta kalmasına yardımcı olduğunu ve çalışan bağlılığını, öğrenmeyi ve yetenek yönetimini daha sürdürülebilir hale getirdiğini gösteriyor. Çalışanlara gelişme alanı açan şirketler daha uzun ömürlü bir bağlılık yaratıyor ve geleceğe daha güvenle ilerliyor.

Benzer Yazılar

Yapay Zekâ CMO Rolünü Değiştiriyor

Yapay zekâ (YZ) iş dünyasının neredeyse tüm alanlarını …

Küresel işe alım eğiliminde 3 ipucu

ManpowerGroup’un 2025 yılı dördüncü çeyreğine (Q4 2025) ait …

SON BLOG YAZILARI

Yapay Zekâ CMO Rolünü Değiştiriyor

Yapay zekâ (YZ) iş dünyasının neredeyse tüm alanlarını dönüştürürken pazarlama …

Küresel işe alım eğiliminde 3 ipucu

ManpowerGroup’un 2025 yılı dördüncü çeyreğine (Q4 2025) ait Küresel İstihdam …

Liderlerin Yeni Krizi, Empati Tükenmesi

İş dünyasında hızla artan teknoloji odaklılık, liderlerin insanla kurduğu bağı …

ETİKETLER