Türkiye’de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. TÜİK tarafından 31 Mart 2026’da açıklanan verilere göre işsizlik oranı 2026 yılı Şubat ayında sınırlı bir gerileme göstererek, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e geriledi. Ancak, işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, diğer istihdam verileri iyileşmeye işaret etmiyor.
Türkiye'de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:
Şirketler daha hızlı ve daha yalın yapılara geçmek için yönetim katmanlarını azaltırken liderlerin kontrol alanını genişletiyor. Böylece daha az yöneticiyle daha fazla etki yaratmanın yolları aranıyor. Kontrol alanı genişledikçe liderlik etmek artık sadece yönetmek değil, üretmek ve yön vermek anlamına da geliyor. Bu da liderlik anlayışının dönüşümüne işaret ediyor.
- Capital
Türkiye’deki STK’larda görev süreleri tüzüklerle belirlense de aynı isimlerin uzun süre aynı koltukta oturduğu görülüyor. TÜSİAD ve MÜSİAD gibi yüksek görünürlüğe sahip derneklerde son yıllarda sirkülasyon oldukça yüksek. Büyük birlik ve odalarda ise çeyrek asra yaklaşan başkanlıklar söz konusu. STK başkanlığında tek mesele koltukta kalma süresi değil. Artan regülasyon baskısı ve ekonomik dalgalanmalar STK başkanlığını giderek ağırlaşan bir mesaiye de
Yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı, olası bir enerji krizi nedeniyle 'evden çalışma modeli' yeniden gündeme taşındı. Pandemi döneminde hayatımıza giren evden çalışma modeli, son dönemde birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı nedenler ve olası bir enerji krizi nedeniyle yeniden gündeme taşıdı.
Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, kadınların iş hayatındaki konumu ve bu alandaki yapısal eşitsizlikleri mercek altına alan dikkat çekici bir sunuma ev sahipliği yaptı. Gilda & Partners Kurucu Ortağı, üst düzey yönetici seçimi ve mentorluk danışmanlığı alanında uzman bir “talent hunter” olan Jilda Bal, İletişim Fakültesi ve Marmara Koleji öğrencileriyle buluştu.
ManpowerGroup 2026 verileri, çalışanların yarısının yüksek stres altında olduğunu ve yüzde 60’ının mevcut rollerine rağmen aktif olarak yeni iş arayarak “Sessiz Arayış” dönemini başlattığını gösteriyor.
Kimi büyük kurumlarda teknoloji operasyonlarından sorumlu, kimi teknoloji şirketlerinin C-level yöneticisi, kimi ise teknoloji şirketi kurucusu. Erkek egemen teknoloji sektöründe cam tavanları birer fırsat penceresi olarak gören, zorlukları gelişim fırsatı olarak değerlendiren 35 kadının başarı hikayesi…
- Ekonomist İK Lider
Teknolojik dönüşümün hızlandığı, belirsizliklerin arttığı yeni dönemde insan kaynaklarının rolü giderek daha stratejik hale geliyor. Yapay zekâ entegrasyonu konusunda somut adımlar atmak için harekete geçen şirketler, beceri odaklı yetenek yönetimine ve çalışan deneyimi konularına odaklanacak.
Küresel iş dünyasında görünmeyen bir basınç birikiyor. Çalışanların neredeyse yarısı her gün yüksek stres yaşadığını söylüyor. Şubat’ta yayımlanan ManpowerGroup 2026 Global Yetenek Barometresi verilerine göre her üç çalışandan ikisi tükenmişlik deneyimlediğini de ifade ediyor.
Küresel iş dünyasında görünmeyen bir basınç birikiyor. Çalışanların neredeyse yarısı her gün yüksek stres yaşadığını söylüyor. Şubat’ta yayımlanan ManpowerGroup 2026 Global Yetenek Barometresi verilerine göre her üç çalışandan ikisi tükenmişlik deneyimlediğini de ifade ediyor.
- Corporate Dergisi
Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, son dönemlerde şirket stratejilerinde görünür şekilde yer almaya başlayan eşitlik ve kapsayıcılık başlıklarının son bir yıl içinde ivmesini yitirdiğini dile getiriyor. Bal ile bu durumun nedenlerini ve çözüm önerilerini konuştuk.
İş dünyasında kadınların kariyer yolculuğu uzun yıllardır üst düzey pozisyonlara ulaşmada yaşanan sorunlara ilişkin “cam tavan” metaforuyla anlatılıyor. Ancak McKinsey ve Lean’in “İş Hayatında Kadınlar” raporu, sorunun yalnızca üst kademelerde değil, çok daha erken bir noktada başladığını net biçimde ortaya koyuyor.
- Business & Life
İş dünyasında kadınların kariyer yolculuğu uzun yıllardır üst düzey pozisyonlara ulaşmada yaşanan sorunlara ilişkin "cam tavan" metaforuyla anlatılıyor. Ancak McKinsey ve Lean in İş Hayatında Kadınlar raporu, sorunun yalnızca üst kademelerde değil, çok daha erken bir noktada başladığını net biçimde ortaya koyuyor.
TÜİK verilerine göre Ocak 2026’da aylık enflasyon %4,84 olarak gerçekleşti. Bir önceki ay, Aralık 2025’te aylık artış %0,89 seviyesindeydi. Yılın ilk ayında görülen bu hızlanma, enflasyonun yıl geneline eşit dağılmadığını ve özellikle ücret planlamalarının yapıldığı dönemlerde algıyı güçlü biçimde etkileyebildiğini ortaya koydu.
Uzaktan çalışma, özgürlük vaadiyle yaygınlaştı ancak zamanla mesai sınırlarını ortadan kaldıran dijital bir sömürü düzenine dönüştü. Ekran başına hapsolmuşluk ve izolasyon, “görülmeme” kaygısıyla birleşince tükenmişliği artırdı. Deneyim aktarımı ise uzaktan çalışma düzeninde neredeyse yok oldu. Bu yeni çalışma modeli artık tüm dünyada sorgulanmaya başlandı.
TÜİK verilerine göre Ocak 2026’da aylık enflasyon %4,84 olarak gerçekleşti. Bir önceki ay, Aralık 2025’te aylık artış %0,89 seviyesindeydi. Yılın ilk ayında görülen bu hızlanma, enflasyonun yıl geneline eşit dağılmadığını ve özellikle ücret planlamalarının yapıldığı dönemlerde algıyı güçlü biçimde etkileyebildiğini ortaya koydu.
İş dünyasında kadınların kariyer yolculuğu uzun yıllardır üst düzey pozisyonlara ulaşmada yaşanan sorunlara ilişkin “cam tavan” metaforuyla anlatılıyor. Ancak McKinsey ve Lean’in İş Hayatında Kadınlar raporu, sorunun yalnızca üst kademelerde değil, çok daha erken bir noktada başladığını ortaya koyuyor.
Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.
- Business & Life
İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.
Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.
Insightful’un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre çalışanların yüzde 80’i bir saat bile tam odakla çalışamıyor. Bu veri, odak kaybının kurumsal ölçekte bir verimlilik sorunu haline geldiğini gösteriyor. Dijital iletişim kanallarının yoğunluğu ve iş gününün parçalanan yapısı, çalışanların derin odak gerektiren işleri sürdürülebilir biçimde yürütememesine neden oluyor.
İş dünyasında verimlilik tartışmaları yeniden gündemin üst sıralarına taşınırken, çalışanların odaklanma kapasitesine ilişkin veriler tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Insightful tarafından yayımlanan Odak Zamanı Araştırması, çalışanların yüzde 80’inin bir saat boyunca kesintisiz şekilde odaklanarak çalışamadığını gösteriyor.
IBM’in son yayımladığı "İş Dünyası Trendleri 2026" raporu, küresel ekonomideki türbülansın sanılanın aksine bir duraklama değil, yeni bir fırsat dönemi başlattığını ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticilerin yüzde 74’ü, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin yeni iş kapıları açacağına inanırken; "hız" ve "çeviklik" rekabetin yeni para birimi haline geliyor.