HABERLER

Aile şirketlerinde hissedar ayrılıkları son dönemde daha görünür hale geldi. Yıllar içinde büyüyen ve yeni kuşakların sorumluluk üstlenmeye başladığı aile şirketlerinde, hissedarların iş dünyasında farklı yollardan ilerleme isteği yeni ayrılıkları da beraberinde getirdi.

GELECEK VİZYONU AYRIŞIYOR

Finansman maliyetlerinin yükselmesi, teknoloji yatırımı ihtiyacı ve kuşak geçişinin aynı dönemde gündeme gelmesi, hissedarlar arasındaki gelecek vizyonu farklılıklarını daha belirgin hale getiriyor. Türkiye’de aile şirketlerinin ekonomide önemli bir paya sahip olduğunu belirten Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, aile, ortaklık ve yönetim ilişkilerinin çoğu zaman iç içe geçtiğine dikkat çekiyor. İşlerin iyi gittiği dönemlerde bu yapı hızlı karar alma avantajı sağlarken, belirsizlik dönemlerinde yetki paylaşımı, risk iştahı ve şirket içindeki roller daha fazla sorgulanıyor.

Bal’a göre ayrılık kararlarında çoğu zaman tek bir olay etkili olmuyor. Asıl belirleyici unsur, aile üyelerinin şirketin geleceğine ilişkin farklı vizyonlar geliştirmesi oluyor. Bir grup büyüme, yeni yatırım ve yeni pazarlara açılmayı savunurken, diğer grup mevcut yapının korunmasını ve daha temkinli ilerlenmesini tercih edebiliyor.

ZAMANINDA DEĞİŞİM

Deloitte’un aile şirketlerine yönelik araştırması, önümüzdeki 10 yıl içinde aile şirketlerinin yüzde 78’inde CEO değişimi beklendiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık şirketlerin yalnızca yüzde 57’sinin yeni kuşağa yönetim devri planı bulunuyor. Bu planları aktif şekilde uygulayanların oranı ise yüzde 23 seviyesinde kalıyor. Bu ciddi bir sorun olurken, özellikle ikinci ve üçüncü kuşağın daha kurumsal, veri odaklı ve profesyonel yönetime açık bir yapı talep etmesi, kurucu kuşağın ise operasyonel kontrolü sürdürmek istemesi de ayrışmayı hızlandırıyor.

Bu farklılıklar, zamanla ortaklık yapısından aile içi güven sorunlarına kadar uzanan daha derin çatışmalara dönüşebiliyor.

SON HABERLER

Arşiv

Yukarı Çık