HABERLER

SESSİZ kopuş, yaz aylarında daha görünür hale geliyor. Şirketler için daha sakin geçen bu dönem, çalışanlar açısından kariyer kararlarının yeniden gözden geçirildiği bir sürece dönüşüyor. Çalışanlar, mevcut işlerinde ne ölçüde destek gördüklerini ve geleceklerini aynı kurumda hayal edip edemediklerini sorgulamaya başlıyor. Emeklerinin karşılığını alamadığını, sesinin duyulmadığını ya da gelişim fırsatı bulamadığını düşünen çalışanlar ise zamanla kurumdan uzaklaşarak işten ayrılma kararı alabiliyor. Work Institute verilerine göre yılın başında yüzde 1.6 seviyesinde seyreden istifa oranı, haziran-ağustos döneminde yaklaşık yüzde 2.5’e yükseliyor. Uzmanlar, bu artışın temel nedeninin tatilden çok çalışanların kurum içinde kendilerine bir gelecek görememesi olduğunu belirtirken, iş değişikliği kararlarının da çoğunlukla eylül ayından itibaren hız kazandığını ifade ediyor. Çalışan bağlılığını korumak isteyen şirketlerin ise elde tutma stratejilerini yıl sonuna bırakmayıp, yıl boyunca güven, adalet ve açık iletişimi güçlü tutması gerekiyor.

BİRİKEN SORUNLARAYRILIK GETİRİYOR

Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, çalışanların yaz döneminde kariyerlerini neden daha fazla sorguladıklarıyla ilgili sorumuza şöyle yanıt verdi: “Yaz aylarında iş temposunun ve toplantı yoğunluğunun azalması çalışanlara kendi kariyerlerini daha sakin değerlendirme alanı açıyor. Günlük iş akışından bir süre uzaklaşan çalışan mevcut rolünün kendisine ne kattığını, gelişim imkanlarını, yöneticisiyle ilişkisini ve kurum içinde önünde nasıl bir yol bulunduğunu yeniden değerlendirebiliyor. Tatil süreci de bu sorgulamayı hızlandırıyor. Ancak tatil ve izin dönüşlerini doğrudan ayrılık kararıyla ilişkilendirmek doğru olmaz. Yaz döneminde oluşan zihinsel mesafe daha önce biriken memnuniyetsizliklerin görünür hale gelmesine yardımcı olabiliyor.”

UZAKLAŞMANIN TEK NEDENİ ÜCRET DEĞİL

Çalışanların kurumdan uzaklaşmasında en önemli nedenlerden birinin emeklerinin karşılığını alamadıkları hissi olduğunu belirten Bal, “Bunu yalnızca ücretle ilgili bir değerlendirme olarak görmemek gerekir. Yönetim kararlarının ne kadar adil alındığı ve emeğin görülüp görülmediği, çalışanların kuruma duyduğu güveni doğrudan etkiliyor. Adalet algısı zayıfladığında çalışan kurumla arasına mesafe koymaya başlıyor. Kariyerinde ilerleyebileceğine dair net bir yol göremeyen ve gelişim fırsatlarına erişemeyen çalışanların da kuruma olan güveni azalıyor” dedi.

DOĞRU ZAMAN MI?

Peki, yaz ayları iş değiştirme için doğru zaman mı? Bal, şöyle yanıtladı: “Kararın zamanlaması, çalışanın hedeflerine ve sektörün işe alım döngüsüne göre değişiyor. Gözlemlerimiz, yaz ortasında araştırma ve görüşme süreçlerinin başladığını gösteriyor. Süreçler yaz boyunca ilerleyebiliyor ve kararlar eylül ayından itibaren hızlanabiliyor. Bazı çalışanlar yaz dönemini mevcut kariyerlerini değerlendirmek, bulunduğu sektörü takip etmek ve yeni fırsatları araştırmak için kullanıyor. Bu süreçte iş değişikliği kararı her zaman hemen hayata geçmiyor. Başvurular ve görüşmeler yaz sonunda ya da sonbaharda hız kazanırken, özellikle üst düzey ve uzmanlık gerektiren pozisyonlarda ihbar süresi, bütçe onayları ve görev devir süreçleri nedeniyle yeni işe başlangıç tarihi yılın ilk aylarına uzayabiliyor.”

KARİYERİNİ SORGULAYANLARA 5 ÖNERİ

 İşinizden neden ayrılmak istediğinizi netleştirin.

 Önce kurum içindeki seçenekleri değerlendirin.

 Kararınızı anlık duygularla vermeyin.

 Yöneticinizle açık bir görüşme yapın.

 Yeni işten beklentinizin ne olduğunu sorgulayın.

İLETİŞİMİN ZAYIFLAMASI RİSKİ ARTIRIYOR

Jilda Bal, çalışan bağlılığını korumak için şirketlerin yıl boyunca güven ve adalet duygusunu güçlendirmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “İzin planlarının, iş dağılımının ve esnek çalışma uygulamalarının ekip içinde dengeli yönetilmesi çalışan deneyimini doğrudan etkiliyor. Çalışanlar yalnızca alınan kararlara değil, bu kararların hangi gerekçelerle alındığına ve herkese adil uygulanıp uygulanmadığına da dikkat ediyor.”

Yaz aylarında iletişimin zayıflaması da önemli bir risk yaratıyor” diyen Bal, “Yöneticilerin izin döneminde çalışanlarla temasını kesmemesi gerekiyor. Kısa ve düzenli görüşmeler, çalışanların beklentilerini, iş yükünü ve gelecek planlarını anlamak için yeterli olabilir. Gallup araştırması, haftada bir verimli yönetici görüşmesi yapan çalışanların yüksek bağlılık gösterme olasılığının dört kat arttığını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

SON HABERLER

Arşiv

Yukarı Çık