Korn Ferry’nin yayımladığı Duygusal Zekâyı Geri Plana Atmanın Tehlikeleri araştırması, EQ’nun önemini azaltan kurumlarda çalışan bağlılığının zayıfladığını ve inovasyon kapasitesinin anlamlı ölçüde gerilediğini ortaya koyuyor. Empatiyi düşük önceliklendiren ekiplerde bağlılığın %27 azalması ve inovasyon çıktılarının %32 gerilemesi bu gerilemeyi net biçimde ortaya koyuyor. Veriler, liderlik kalitesinin teknik yetkinliklerin yanısıra, güçlü bir EQ temeliyle sürdürülebileceğini net biçimde gösteriyor.
OECD tarafından işyerinde verimlilik üzerine yayımlanan “Compendium of Productivity Indicators 2025” raporu, OECD üyesi ülkelerde bir çalışanın ortalama olarak bir saatlik emeğiyle ekonomiye 70 dolar değerinde üretim sağladığını gösteriyor. Bu oran, küresel ölçekte önemli bir performans işareti olarak değerlendirilebilir.
Başarının sırrı gerçekten hiç hata yapmamak mı, yoksa hatalardan hızlı öğrenebilmek mi? Günümüz iş dünyasında bu sorunun cevabı giderek netleşiyor. Hata yapma özgürlüğünü tanıyan kurumlar, hem inovasyonda hem de liderlik kalitesinde rakiplerinin önüne geçiyor. Hata kültürüne açık liderler ekiplerinde psikolojik güven yaratıyor, bu da öğrenme hızını artırıyor ve yaratıcılığı besliyor. Ancak sınırsız tolerans, sorumluluk duygusunu zayıflatabiliyor. Başarılı şirketler, hatayı görmezden