BUSINESS NEWS

Ancak aynı rapor aynı dönemde iş gücü enerjisi ve bağlılığı gibi daha insan odaklı göstergelerin aynı hızla ilerlemediğini de işaret ediyor.

Bu durum kurumlar açısından kısa vadeli verim kazanımlarının, uzun vadeli sürdürülebilirliği bakımından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Çalışan bağlılığı ve sürdürülebilir performans izlenmeli

Verimlilik artışının içeriğine bakıldığında, saatlik performans yükselse de devamlılık açısından iki temel sorun dikkat çekiyor.

İlk sorun, iş gücü ve sermaye yatırımlarının birleşik etkisiyle ölçülen kapsamlı verimlilik göstergesinin birçok ülkede durgun ya da gerilemiş olmasıdır.

Bu durum, sadece daha fazla çalışma saati ya da daha yüksek yatırımın verimliliği uzun vadede korumaya yetmediğini açıkça gösteriyor.

İkincisi, çalışanların enerjisi, iş bağlılığı ve dinlenme ihtiyacı gibi insana dair göstergeler raporlarda yeterince görünür değil ancak günlük işleyişte kurumlar için önemli riskler yaratıyor. Bu nedenle verimlilik artarken çalışan refahı ve uzun vadeli motivasyon da yakından izlenmeli.

Teknolojik yatırım ya da yoğun çalışma temposu tek başına kalıcı sonuç vermiyor. İnsan ile teknoloji uyum içinde çalışmalı ve iş tasarımı buna göre yeniden ele alınmalı. Çalışana aşırı yüklenmeden, tükenmeden verimlilik sağlayacak bir sistem kurulmalı.

Sürdürülebilir Verimlilik İçin İnsan Odaklı Dönüşüm

OECD verileri, iş başına düşen üretimde önemli bir ilerleme olduğunu gösterse de kurumlar için asıl sınavın şimdi başladığını ortaya koyuyor. Artan üretimi sürdürmenin yolu yalnızca daha fazla çalışmak değil, çalışanı sağlıklı tutan, bağlılığını artıran ve motivasyonunu koruyan bir düzen kurmaktan geçiyor.

Aksi halde kısa vadeli kazanımlar zaman içinde enerji düşüklüğüne, bağlılık kaybına ve performans gerilemesine dönüşebilir. Bu nedenle şirketlerin verimlilik artışını çalışanlarının  iyiliğini ön planda tutarak yükseltecek politikalar geliştirmesi gerekiyor. Kurumların gelecekteki rekabet gücü üretim miktarına değil, insanı merkeze alan ve onunla birlikte gelişen çalışma modellerine bağlı olacak.

SON HABERLER

İşsizlik azalırken şirketler için işgücü riski artıyor!

Türkiye’de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. TÜİK tarafından 31 Mart 2026’da açıklanan verilere göre işsizlik oranı 2026 yılı Şubat ayında sınırlı bir gerileme göstererek, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e geriledi. Ancak, işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, diğer istihdam verileri iyileşmeye işaret etmiyor.

Yıllık bazda işsizlik azalıyor, ama şirketler için işgücü riski büyüyor

Türkiye'de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Liderin kontrol alanı hesabı değişiyor

Şirketler daha hızlı ve daha yalın yapılara geçmek için yönetim katmanlarını azaltırken liderlerin kontrol alanını genişletiyor. Böylece daha az yöneticiyle daha fazla etki yaratmanın yolları aranıyor. Kontrol alanı genişledikçe liderlik etmek artık sadece yönetmek değil, üretmek ve yön vermek anlamına da geliyor. Bu da liderlik anlayışının dönüşümüne işaret ediyor.

Yukarı Çık