Çalışma hayatının yeni trendleri

2026 İş Gücü Görünümü araştırması, şirketlerin önemli bir bölümünün önümüzdeki dönemi yeniden yapılanma, rol dönüşümü ve artan belirsizlikle tanımladığını ortaya koyuyor. Aynı araştırmaya göre, 2025’te yöneticilerin yüzde 62’si ekiplerde yaşanan donma ve küçülmeler nedeniyle iş yükünün belirgin biçimde arttığını ifade ediyor.

Kurum içi hareketlilik şirket bağlılığını yeniden tanımlıyor

Son dönemde hem Türkiye’de hem de dünyada çalışan hareketliliği dikkat çekici şekilde arttı. Ekonomik dalgalanmalar ve yeniden yapılanma kararları nedeniyle şirketten ayrılmaların ve işten çıkarmaların yükseldiği bir dönemde, kurumlar yetenek kaybının etkilerini yönetmek için farklı çözümlere yöneliyor.

Artık maaş kadar değerli

FİNANSAL REFAHI DESTEKLEYEN YAN HAKLARA İHTİYAÇ VARGilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal da, 2026’da çalışanların yan haklarda önceliklerinin esneklik ve refah odaklı olduğunu belirterek, “Küresel analizler, iş dünyasında artık eski sabit çalışma modellerinin yerini esneklik, bireyselleştirilmiş çalışma düzenleri ve çalışan merkezli yaklaşımın aldığını gösteriyor.

Ölçülen Performans ile Gerçek Arasındaki Açık

Bugün çoğu organizasyon ölçemediklerini yönetemeyeceği anlayışıyla hareket ediyor. Fakat işin ilginç tarafı, ölçüm araçları çoğaldıkça kurumların performansı daha iyi anlaması kolaylaşmıyor, aksine karmaşıklaşıyor.

2026’da beyaz yakalıları neler bekliyor?

Bu dönemde şirketlerin ücret politikalarında tam anlamıyla enflasyonla paralel bir yaklaşım beklemek gerçekçi görünmüyor. Ekonomik koşullar ve küresel belirsizlik, çalışanların gelirlerini koruma açısından temkinli bir tablo yaratıyor.

İş Verimliliği Rekor Kırıyor Ancak Çalışan Motivasyonu Düşüyor!

Ancak aynı rapor aynı dönemde iş gücü enerjisi ve bağlılığı gibi daha insan odaklı göstergelerin aynı hızla ilerlemediğini de işaret ediyor.Bu durum kurumlar açısından kısa vadeli verim kazanımlarının, uzun vadeli sürdürülebilirliği bakımından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.Çalışan bağlılığı ve sürdürülebilir performans izlenmeliVerimlilik artışının içeriğine bakıldığında, saatlik performans yükselse de devamlılık açısından iki temel sorun dikkat çekiyor.İlk sorun, iş gücü ve sermaye yatırımlarının birleşik etkisiyle ölçülen kapsamlı verimlilik göstergesinin birçok ülkede durgun ya da gerilemiş olmasıdır.Bu durum, sadece daha fazla çalışma saati ya da daha yüksek yatırımın verimliliği uzun vadede korumaya yetmediğini açıkça gösteriyor.İkincisi, çalışanların enerjisi, iş bağlılığı ve dinlenme ihtiyacı gibi insana dair göstergeler raporlarda yeterince görünür değil ancak günlük işleyişte kurumlar için önemli riskler yaratıyor.

2026’da beyaz yakalıları neler bekliyor?

Bu rakamlar, 2026 ya girerken çalışanların hem gelirlerini koruma konusunda daha temkinli olacağını hem de iş bulma ve işte yükselme sürecinde daha yoğun bir rekabetle karşılaşacağını gösteriyor.

Küresel işe alım eğiliminde 3 ipucu

ManpowerGroup’un 2025 yılı dördüncü çeyreğine (Q4 2025) ait Küresel İstihdam Görünümü raporuna göre dünya genelinde işverenlerin işe alım planları temkinli bir iyimserlik içinde ilerliyor. 42 ülkede 40 binden fazla işverenin katıldığı ankette, küresel Net İstihdam Görünümü (Net Employment Outlook – NEO) %23 olarak ölçüldü.

Liderlerin Yeni Krizi, Empati Tükenmesi

İş dünyasında hızla artan teknoloji odaklılık, liderlerin insanla kurduğu bağı zayıflatıyor. Korn Ferry’nin Eylül’de yayımladığı Duygusal Zekâyı Önceliklendirmemenin Riskleri araştırmasına göre, yöneticilerin yalnızca %38’i duygusal zekâyı öncelik olarak görüyor.

Yetenek açığı büyüyor

RİSK YÖNETİMİNE TALEP ARTTIGilda&Partners İK Danışmanlık Kurucusu Jilda Bal da fintek ve risk yönetimi uzmanlarına talebin arttığına işaret ederek, “Özellikle yazılım mühendisleri ve veri bilimcileri gibi roller, inovasyonu ve rekabet gücünü artırmak isteyen firmalar tarafından yoğun talep görüyor.

Sessiz istifa yerini sessiz uykuya bıraktı

SESSİZ KOPUŞA SÜRÜKLEYEN NEDENLERGilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, bunu yalnızca bireysel bir motivasyon kaybı olarak değil, sistemsel bir yorgunluk olarak değerlendirmek gerektiğine dikkat çekiyor.

İş Dünyası Temkinden Aksiyona Geçiyor

Pandemi sonrası dalgalı ekonomik dönemin ardından, küresel liderler 2026’ya girerken geleceğe daha umutlu bakıyor. Ernst&Young Parthenon’un Eylül’de yayınlanan global CEO görüşleri araştırması verilerine göre, küresel CEO güven endeksi son bir yılda 70.5’tan 83’e çıkarak dikkat çekici bir yükseliş gösterdi.

2026’da asgari ücret ne olacak?

Küresel enflasyonun kademeli olarak düşmesine rağmen Türkiye’de ücret artış baskısının süreceği öngörülüyor. Trading Economics’in modellemesine göre Türkiye’de asgari ücretin 2026 yılında yaklaşık 32 bin TL/ay (brüt) seviyesine yükselmesi bekleniyor.

Asgari ücret 2026’da ne kadar olacak?

TÜİK verileri ise, 2025’in ikinci çeyreğinde işgücü maliyetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 44,3 arttığını ortaya koyuyor. İSO’nun Eylül ayı İmalat PMI raporuna göre ise liradaki değer kaybı, üretici maliyetlerini son üç ayın en hızlı artış seviyesine taşıdı.

2026’da asgari ücret ne olacak?

TÜİK’in 2025 ikinci çeyrek verilerine göre işgücü maliyetleri bir önceki yıla göre %44,3 arttı. İSO’nun Eylül 2025 İmalat PMI raporu ise liradaki değer kaybının üretici maliyetlerini son üç ayın en hızlı artış seviyesine taşıdığını gösteriyor.

“İki Lider, Bir Şirket” Yatırımcıya Daha Fazla Kazandırıyor

Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, eş CEO modelinin yükselişini şöyle yorumluyor: “Tek bir liderin tüm yükü taşıması her zaman sürdürülebilir olamayabiliyor. Eş CEO modeli iki farklı bakışı aynı hedefte buluşturduğunda karar kalitesi yükselir, uygulama hızı artar, kurum daha çevik ve dayanıklı olur.

Yukarı Çık