HABERLER

Bu veriler, çalışan deneyiminin ve liderlik yaklaşımının iş sonuçları üzerindeki etkisini daha görünür hale getiriyor. Bugün yetenekleri çekmek ve elde tutmak, ücret, yan haklar ya da esneklik tek başına yeterli değil. Liderliğin tonu, yöneticinin iletişim biçimi ve çalışan deneyiminin tutarlılığı işyerine bağlılığı arttırıyor. Teknolojik dönüşüm hızlandıkça, bu sürecin çalışanlar tarafından nasıl algılandığı ve ne ölçüde sahiplenildiği daha çok önem kazanıyor. Kurumların söylediği ile sahada yaşanan arasındaki fark, işveren algısını doğrudan etkiliyor.

2026, İnsani Liderliğin Geri Dönüş Yılı Olacak Korn Ferry’nin yayımladığı liderlik araştırmasına göre, liderlerin yaklaşık %70’i yapay zekâyı kurumlar için en önemli trendlerden biri olarak görürken, yalnızca %40’tan azı duygusal zekâyı en önemli beceriler arasında sayıyor ve sadece %20’si çalışan bağlılığını öncelik olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, belirsizlik dönemlerinde ekiplerin yön duygusunu ve güvenini zayıflatıyor. 2026’da öne çıkacak lider profili, yalnızca hedef koyan ve performans ölçen değil, belirsizliği yönetebilen, açık iletişim kuran ve ekipleriyle bağ kurabilen yöneticilerden oluşacak. Liderliğin insani tarafı, sürdürülebilir performansın temel belirleyicilerinden biri haline geliyor.

İK’nın Stratejik Konumu Güçleniyor

Bu dönüşüm İK’nın rolünü de yeniden tanımlıyor. Küresel değerlendirmeler, İK liderlerinin gündeminin uzun süredir işe alım ve süreç yönetiminin ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. İK sorumlulukları, giderek daha fazla biçimde iş gücü tasarımı, beceri dönüşümü ve organizasyonel dayanıklılık başlıklarıyla ilişkilendiriliyor. KPMG’nin 2025 sonunda yayımladığı küresel iş gücü analizine göre de ise şirketlerin %62’si önümüzdeki dönemde İK ve iş gücü teknolojilerine yatırımını artırmayı planlıyor. Aynı analiz, organizasyonların %43’ünün halihazırda İK süreçlerinde yapay zekâ destekli çözümler kullandığını ortaya koyuyor. Bu veriler, İK’nın yetkinlik haritalarını görünür kılan, öğrenme kapasitesini artıran ve organizasyonel dayanıklılığı destekleyen bir mimari kurmakla sorumlu hale geldiğini gösteriyor.

Unvanlardan çok yetkinliklerin, sabit görev tanımlarından çok öğrenme çevikliğinin öne çıktığı bir döneme giriliyor. Bu yaklaşım, hem iç yetenek kullanımını artırıyor hem de belirsizlik dönemlerinde organizasyonel dayanıklılığı güçlendiriyor.

Güçlü Sonuçlar Güçlü İnsan Yönetimiyle Mümkün

İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, değerlendirmesinde 2026’ya girerken liderliğin yalnızca çalışan deneyimi üzerinden değil, liderlerin kendi dayanıklılığı üzerinden de yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor. “Son dönemde yayımlanan küresel araştırmalar, üst düzey yöneticilerde tükenmişlik hissinin belirgin biçimde arttığını gösteriyor.

Gözlemlerimize göre, sürdürülebilir performans için hedefler ve verimlilik yanı sıra, liderleri destekleyen yapılar artık bir gereklilik. 2026’da güçlü sonuçlar üreten kurumlar, performans odağını korurken güveni, bağlılığı ve insani liderliği yeniden merkeze alanlar olacak. İnsan kaynakları ekipleri ise organizasyonların gelecekteki dayanıklılığını inşa eden stratejik bir rol üstlenecek. Günümüzde güçlü liderlik sadece bireysel dayanıklılıkla sınırlı değil. Kurumların da liderleri destekleyen yapılar kurması gerekiyor. Belirsizlik dönemlerinde başarılı olan yöneticiler sadece hedef koyan değil, aynı zamanda ekiplerine netlik ve güven duygusu veren kişilerdir. Bu nedenle 2026’da öne çıkacak liderlik anlayışı, hem insan odaklı hem de sistemli destekle beslenen bir model olacak.

SON HABERLER

Petrolde yükseliş evden çalışmayı yeniden gündeme taşıdı

Yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı, olası bir enerji krizi nedeniyle 'evden çalışma modeli' yeniden gündeme taşındı. Pandemi döneminde hayatımıza giren evden çalışma modeli, son dönemde birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı nedenler ve olası bir enerji krizi nedeniyle yeniden gündeme taşıdı.

Maltepe Üniversitesi’nde Kadınların Kariyer Yolculuğu Konuşuldu

Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, kadınların iş hayatındaki konumu ve bu alandaki yapısal eşitsizlikleri mercek altına alan dikkat çekici bir sunuma ev sahipliği yaptı. Gilda & Partners Kurucu Ortağı, üst düzey yönetici seçimi ve mentorluk danışmanlığı alanında uzman bir “talent hunter” olan Jilda Bal, İletişim Fakültesi ve Marmara Koleji öğrencileriyle buluştu.

Her Üç Çalışandan İkisi Tükenmişlik Yaşıyor

ManpowerGroup 2026 verileri, çalışanların yarısının yüksek stres altında olduğunu ve yüzde 60’ının mevcut rollerine rağmen aktif olarak yeni iş arayarak “Sessiz Arayış” dönemini başlattığını gösteriyor.