HABERLER

RİSK YÖNETİMİNE TALEP ARTTI

Gilda&Partners İK Danışmanlık Kurucusu Jilda Bal da fintek ve risk yönetimi uzmanlarına talebin arttığına işaret ederek, “Özellikle yazılım mühendisleri ve veri bilimcileri gibi roller, inovasyonu ve rekabet gücünü artırmak isteyen firmalar tarafından yoğun talep görüyor. Bunun yanı sıra, finans sektöründe de benzer bir eğilim görülmekte. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 2024 Yetenek Piyasası Raporu’na göre, finansal teknolojiler (FinTech) ve risk yönetimi alanlarında yetkin profesyonellere olan talep önceki seneye göre %28 oranında arttı. Uzmanlaşmış kişi eksikliği var. Özellikle yeni nesil (çoğunlukla gözlemlediğimiz Z jenerasyonu) bir konuda uzmanlaşmadığı için, konu ile ilgili uzmanlaşmış yeteneklere ihtiyaç var. Kendileri için doğru işi bulma adına farklı alanlarda deneyim sahibi olma ihtiyacı hissediyorlar. Bu da ihtiyaç duyulan deneyimler üzerinde uzmanlaşmayı azaltıyor” diyor. Türkiye’de 2024 itibarıyla şirketlerin en çok zorlandığı konulardan birinin, belirli alanlarda uzmanlaşmış yeteneklerin bulunamaması, yani genel yetenek kıtlığı olduğuna dikkat çeken Bal, “Bu durum, özellikle yeni nesil çalışanlarda daha belirgin hale geliyor. Çoğu Z kuşağı çalışanlarının kariyer yolculuklarına başlamadan önce farklı alanlarda deneyim kazanmayı tercih ettiğini gözlemliyoruz. Bu da, tek konuda uzmanlaşmış profesyonellerin sayısının azalmasına neden oluyor. Genç profesyoneller, kendileri için doğru kariyer yolunu bulma adına, çeşitli alanlarda deneyim sahibi olma ihtiyacı hissediyorlar. Örneğin, teknoloji, mühendislik, sağlık ve finans gibi sektörlerde belirli bir alanda uzmanlaşmış kişilerin eksikliği hissediliyor” diye konuşuyor.

YETENEK YÖNETİMİ

Yetenek yönetimi, organizasyonların hedefleri doğrultusunda, katma değer sağlayabileceğine inanılan insan gücü ile uzun soluklu ve sürdürülebilir bir iş ilişkisi kurabilmek için hayata geçirilen insan kaynakları süreçlerinin tümünü kapsıyor. Dolayısıyla stratejik yönetim hedefleri ile paralel olması çok önemli. Yetenek yönetimi küçük aile işletmelerinden çok büyük uluslararası kuruluşlara kadar her pozisyon ve her firma için dikkate alınması gereken bir konu. Yetenek yönetimi, şirketlerin hedeflerini hayata geçirebilecek doğru insanları, doğru zamanda arayıp bulmaları, performanslarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaları ve onları şirkette tutmak için uygulamalar geliştirmeleri olarak da tanımlanıyor. Rekabet koşullarındaki ve iletişim teknolojilerindeki gelişim, insan kaynakları yönetiminin çalışanlara karşı bakış açısını değiştirmesini sağladı. Şirketler, rakiplerinden farklılaşmak için insanı odağa almanın önemini çoktan fark etti. Kurumların zorlu rekabet şartlarında hedeflerine ulaşabilmelerini sağlayacak yetenekli çalışanları bulması ve bu kişilerin şirket içerisinde tutundurulması süreci, insanı merkeze alarak mümkün hale getirilebiliyor.

Yapılan işlerin, iş tanımlarının hızlı bir dönüşüm içinde olması tüm dünyada olduğu gibi, yetenek açığı kavramını Türkiye’de de İK’nın gündemine taşıdı. İşveren açısından yeteneği bulmak ve korumak kritik öneme sahip. İK’da yetenek yönetimi süreçleri hızlanmış durumda. Hatta son raporlara göre, İK birimlerinde iş yoğunluğu, tükenmişlik sendromlarına bile yol açmaya başladı. Sektörlere göre en çok aranan yetenekleri ve şirketlerin en çok arayış içinde olduğu pozisyonları araştırdık…

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.