HABERLER

Amazon’dan sonra JPMorgan da haftada beş gün ofise dönüş talebiyle iş dünyasında geniş yankı uyandırdı. Uzaktan çalışmaya karşı tutumuyla tanınan JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, bu modelin verimsiz olduğunu ve yöneticiler için süreci zorlaştırdığını belirtti. Dimon, uzaktan çalışmanın daha az dürüst ve ertelemeye daha müsait bir çalışma ortamı yarattığını savunarak, “Yüz yüze çalışmanın etkinliğine inanıyorum” dedi. Bloomberg’in haberine göre Dimon, önümüzdeki haftalarda çalışanlarının haftada beş gün ofise dönmesini talep etmeyi planlıyor.

Uzaktan çalışmaya karşı tutumuyla tanınan JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, bu modelin verimsiz olduğunu ve yöneticiler için süreci zorlaştırdığını belirterek, “Yüz yüze çalışmanın etkinliğine inanıyorum” ifadesini kullandı.

Yeni neslin vazgeçilmezi – hibrit çalışma

Türkiye’de yöneticilerin büyük bir kısmı çalışanlarını ofiste görmeyi tercih ederken, global arenada hibrit çalışma modeli hala güçlü bir seçenek olarak varlığını sürdürüyor. Gallup’un 2024 yılı sonunda yayımladığı rapora göre, hibrit çalışma modeli çalışan memnuniyetini %71 oranında artırırken, tam zamanlı ofis çalışanlarında bu oran %39’da kalıyor.

Türkiye’deki yöneticiler, çalışanlarını ofiste görmek istese de özellikle genç profesyoneller hibrit modelin sunduğu esnekliği tercih ediyor. Glassdoor’un yaptığı bir araştırmaya göre, 2025 yılında çalışanların %58’i hibrit modeli en ideal çalışma düzeni olarak görüyor. Buna rağmen şirketlerin bu talebe yeterince yanıt vermiyor olması, çalışanlarla şirket yönetimleri arasında iletişim ve beklenti uyumsuzluğuna yol açabiliyor.

“Hibrit çalışma şirketlerin geleceği için kritik öneme sahip”

Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, iki dev şirketin ofise dönüş planlarını, “Ofise tam zamanlı dönüş kararı alan şirketler, özellikle genç nesil yetenekleri kaybetme riskiyle karşılaşacaklar. Esneklik sunmayan organizasyonlar, çalışan bağlılığında azalma ve operasyonel verimlilikte düşüş yaşayacaklarını bekliyoruız. Bunun yerine hibrit modeli benimsemek, hem çalışan memnuniyetini artırır hem de şirketlerin sürdürülebilir başarısına katkı sağlar. Çalışanlar, iş-yaşam dengesi kurabildikleri ortamları tercih ediyor ve bu ortamları sağlayan şirketler rekabet avantajı kazanıyor” şeklinde yorumluyor.

Jilda Bal’ın bu görüşü, McKinsey’nin verileriyle de örtüşüyor. McKinsey’nin son araştırmasına göre, çalışanların %64’ü hibrit modelde çalıştıklarında daha üretken hissediyor ve %82’si bu esneklik sayesinde iş-yaşam dengesini daha iyi sağlıyor.

SON HABERLER

Liderlik anlayışı değişiyor: Performanstan insani liderliğe

2026’ya girerken artan belirsizlik, küçülen ekipler ve ağırlaşan iş yükleri, liderliği performans ölçen bir rolden çıkarıp güven inşa eden, insan odaklı bir sorumluluğa dönüştürüyor. Konunun uzmanlarıyla 2026’da liderleri nasıl bir tablonun beklediğini konuştuk.

Lider Profili, Belirsizliği Yönetebilenlerden Oluşacak

2026'da öne çıkacak lider profili, yalnızca hedef koyan ve performans ölçen değil, belirsizliği yönetebilen, açık iletişim kuran ve ekipleriyle bağ kurabilen yöneticilerden oluşacak.

Dönüşümü Çalışanlarıyla Birlikte Yönetenler Başaracak

Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal: "Teknolojik ilerlemenin kalıcılığı, insan faktörüne yapılan yatırımla ölçülür. 2026'da başarılı olacak şirketler, yalnızca yapay zekâyı entegre edenler değil, bu dönüşümü çalışanlarıyla birlikte yönetenler olacak."