HABERLER

Küresel ölçekte ise enflasyon daha ılımlı bir patikada ilerliyor. OECD verileri, birçok gelişmiş ekonomide manşet enflasyonun gerilediğine ve ücret artışlarının daha öngörülebilir bantlarda şekillendiğine işaret ediyor. Bu tablo, Türkiye’de ücret beklentilerinin küresel eğilimlerden çok, yerel enflasyon dinamiği üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

Maaşlarda Beklenti Enflasyonu Etkisi

Beyaz yaka açısından yılın ilk enflasyon verisinin etkisi, gerçekleşen oranlardan çok beklenen yıl sonu enflasyonu üzerinden hissediliyor. Beklenti enflasyonu, yani enflasyonun yıl sonunda hangi seviyede kapanacağına dair öngörü, maaş artışlarının yeterliliğini değerlendirmede temel referans noktası haline geliyor.

Benzer bir tartışma küresel ölçekte de görülüyor. WTW uluslararsı ücret araştırması  2026’ya girerken, maaş artışlarıyla enflasyonun her zaman paralel ilerlemediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle küresel şirketler, ücret artışlarını tek başına zam oranıyla sınırlamak yerine, esnek yan haklar, performans primleri, sağlık ve refah paketleri, esnek çalışma modelleri ve öğrenme bütçeleri gibi tamamlayıcı unsurlarla çalışan toplam kazancını dengelemeye yöneliyor.

Ücret Yönetiminde Güven ve Öngörü Dönemi

İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, Ocak ayı verilerinin kurumlar ve çalışanlar açısından bir zam tartışmasından çok, ücret politikalarının ne kadar öngörü ve güven üretebildiğini test ettiğini vurguluyor:
“Beyaz yakada belirleyici olan tek bir ayın enflasyonu değil, yılın geri kalanına dair belirsizlik algısıdır. Beklenti enflasyonu yükseldiğinde çalışanlar yalnızca zam oranını değil, satın alma güçlerinin nasıl korunacağını görmek istiyor. Kurumlar için bu dönem, ücret politikasını daha şeffaf ve tutarlı bir çerçevede yeniden anlatma ihtiyacını ortaya koyuyor.”

Bal’a göre “Bu süreçte kurumların ücret artışını bir maliyet kalemi olarak görmek yerine, çalışanların yan haklar dahil , toplam kazancını ve satın alma gücünü nasıl koruyacaklarına odaklanmaları gerekiyor. Çalışanlar açısından ise maaş beklentilerinin tek bir senaryoya bağlanmadan, farklı olasılıkları dikkate alan daha esnek bir bakış açısıyla ele alınması önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde hem kurumlar hem de beyaz yaka için asıl farkı yaratacak yaklaşım, oranlardan çok öngörülebilirlik ve güven olacak.”

SON HABERLER

Yönetim Kurullarında Kadın Temsili Artmadıkça Samimiyetten Söz Edemeyiz

Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, son dönemlerde şirket stratejilerinde görünür şekilde yer almaya başlayan eşitlik ve kapsayıcılık başlıklarının son bir yıl içinde ivmesini yitirdiğini dile getiriyor. Bal ile bu durumun nedenlerini ve çözüm önerilerini konuştuk.

Eşitlikçi Hikayeler

İş dünyasında kadınların kariyer yolculuğu uzun yıllardır üst düzey pozisyonlara ulaşmada yaşanan sorunlara ilişkin “cam tavan” metaforuyla anlatılıyor. Ancak McKinsey ve Lean’in “İş Hayatında Kadınlar” raporu, sorunun yalnızca üst kademelerde değil, çok daha erken bir noktada başladığını net biçimde ortaya koyuyor.

Uzaktan Çalışma Modeli Tutmadı

Uzaktan çalışma, özgürlük vaadiyle yaygınlaştı ancak zamanla mesai sınırlarını ortadan kaldıran dijital bir sömürü düzenine dönüştü. Ekran başına hapsolmuşluk ve izolasyon, “görülmeme” kaygısıyla birleşince tükenmişliği artırdı. Deneyim aktarımı ise uzaktan çalışma düzeninde neredeyse yok oldu. Bu yeni çalışma modeli artık tüm dünyada sorgulanmaya başlandı.