HABERLER

Jilda Bal / Gilda&Partners İK Danışmanlık Kurucusu “Farklılık büyük bir zenginlik” İş hayatında kuşaklar arası iletişim stratejilerini belirlerken, her kuşağın farklı deneyim, değer ve beklentilerini dikkate almak gerekir. İletişim stratejileri, bu farklılıkları anlamak ve ortak bir dil yaratmak üzerine inşa edilmeli, örneğin, X kuşağı daha hiyerarşik yapıları tercih ederken, Y ve Z kuşakları esnek, hızlı ve dijital çözümlere daha yatkın. Bu nedenle, stratejiler oluşturulurken her kuşağın dinamiklerine uygun bir yaklaşım geliştirilmeli. Kuşaklar arası iletişim, iş yerinde verimliliği ve inovasyonu artırmanın yanı sıra, ekip içi uyumu da sağlar. Farklı bakış açıları ve tecrübeler bir araya geldiğinde, daha yaratıcı ve sürdürülebilir çözümler üretilir. Ayrıca, bu iletişim sayesinde hem şirkette motivasyon hem de şirkete bağlılık artar. İletişimde açık, kapsayıcı ve saygılı olmak, kuşaklar arasındaki bariyerleri yıkacaktır ve iş yerinde daha uyumlu bir çalışma ortamı yaratmayı destekleyecektir. Kesinlikle farklı kuşaklardan çalışanların bir arada olması büyük bir zenginliktir.

Y ve Z kuşağın getirdiği farklı bakış açıları, yetiştirilme tarzları ve deneyimleri, iş yerinde yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar. Aynı masada farklı perspektiflerin bulunması, sorunlara daha geniş bir çerçeveden bakabilmeyi mümkün kılar ve bu da organizasyonel gelişimi hızlandırır. Çalışma motivasyonu ve bireysel gelişim açısından da kuşaklar arası çeşitlilik önemli bir avantaj sunar. Genç çalışanlar, daha deneyimli meslektaşlarından öğrenerek kişisel ve profesyonel becerilerini geliştirebilirken, tecrübeli çalışanlar da yeni teknolojilere ve yaklaşımlara daha hızlı adapte olma şansı bulurlar. Bu etkileşim, sürekli bir öğrenme ve gelişim kültürü yaratır, çalışanların motivasyonunu artırır ve hem bireysel başarılarına hem de şirketin genel başarılarına katkı sağlar.

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.