HABERLER

“Mutsuzluk özel hayatla ilgiliyse, iş rahatlama imkanı sunabilir”

Son yıllarda, “Mental Health Day” veya “Wellness Day” olarak bilinen “Mutsuzluk İzni” gibi uygulamalar, globalde Nike, LinkedIn, Google, Salesforce ve Deloitte gibi öncü şirketler tarafından da benimsendi. Bu tarz izinler, özellikle pandemi döneminde öne çıktı ve çalışanların zihinsel sağlığını desteklemek amacıyla yılda birkaç gün ya da bir hafta ek izin olarak sunuluyor. Bu tür bir uygulamanın etkili olup olmaması, organizasyonel kültür ve uygulandığı ülkenin sosyal dinamiklerine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir.

ABD, Kanada ve Kuzey Avrupa ülkelerinde daha sık rastlayabildiğimiz bu yaklaşım, çalışan memnuniyetini ve şirket sadakatini artırabilirken, net kurallar ve denetim mekanizmaları olmadan suistimale açık hale de tabii ki gelebilir. Bu nedenle, uygulamanın başarısı için adil ve şeffaf bir yaklaşımın benimsenmesinin büyük önem taşıdığına inanıyorum. Mutsuzken işe gitmemek veya insanlarla bir araya gelmek arasında doğru seçimi yapmak, mutsuzluğun kaynağına bağlı.

Mutsuzluk hissi, işyeri içinde yaşanan bir problemden kaynaklanıyorsa, yöneticilerle ve ekip arkadaşlarıyla açık bir geribildirim süreci başlatmak, sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. Bu tür durumlarda, işe gitmemek yerine yaşanan sorunları dile getirerek çözüme ulaşmak daha yapıcı olabilir. Diğer yandan, mutsuzluk özel hayatla ilgiliyse, iş ortamı bir tür kaçış ve rahatlama imkanı sunabilir. Bu durumda, işe gitmek, rutine dönmek ve ekip arkadaşlarıyla etkileşimde bulunmak, kişinin ruh halini olumlu yönde etkileyebilir. Mutsuzluk, bireysel ve kültürel faktörlere bağlı olarak değişiklik gösteren bir durum, bu nedenle evrensel bir tanım oluşturmak çok zor. Türkiye’de maddi koşulların ve aile yapısının iyileşmesiyle doğru orantılı olarak, bireylerin mutsuzluk algısı da değişebilir. Bu yüzden, Türkiye’de uygulanacak potansiyel bir “Mutsuzluk İzni” politikasında, kişisel ve kültürel farklılıkları göz önünde bulunduran esnek bir yaklaşım benimsenmeli.

SON HABERLER

Petrolde yükseliş evden çalışmayı yeniden gündeme taşıdı

Yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı, olası bir enerji krizi nedeniyle 'evden çalışma modeli' yeniden gündeme taşındı. Pandemi döneminde hayatımıza giren evden çalışma modeli, son dönemde birçok şirketin ofise dönüş çağrılarıyla geri plana itilmişti. Ancak yaşanan jeopolitik gelişmeler, bu tartışmayı farklı nedenler ve olası bir enerji krizi nedeniyle yeniden gündeme taşıdı.

Maltepe Üniversitesi’nde Kadınların Kariyer Yolculuğu Konuşuldu

Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, kadınların iş hayatındaki konumu ve bu alandaki yapısal eşitsizlikleri mercek altına alan dikkat çekici bir sunuma ev sahipliği yaptı. Gilda & Partners Kurucu Ortağı, üst düzey yönetici seçimi ve mentorluk danışmanlığı alanında uzman bir “talent hunter” olan Jilda Bal, İletişim Fakültesi ve Marmara Koleji öğrencileriyle buluştu.

Her Üç Çalışandan İkisi Tükenmişlik Yaşıyor

ManpowerGroup 2026 verileri, çalışanların yarısının yüksek stres altında olduğunu ve yüzde 60’ının mevcut rollerine rağmen aktif olarak yeni iş arayarak “Sessiz Arayış” dönemini başlattığını gösteriyor.