HABERLER

TÜİK verileri ise, 2025’in ikinci çeyreğinde işgücü maliyetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 44,3 arttığını ortaya koyuyor. İSO’nun Eylül ayı İmalat PMI raporuna göre ise liradaki değer kaybı, üretici maliyetlerini son üç ayın en hızlı artış seviyesine taşıdı. KOBİ’lerde çalışan başına işveren maliyeti 30 bin 556 TL’ye yükselirken, bu rakamın 2026’da 40 bin TL’ye yaklaşması bekleniyor. Şirketler, yeni yılda daha temkinli ve tasarruf odaklı bütçeler oluşturmayı planlıyor.

Brüt 32 bin, net 27 bin TL beklentisi

Uluslararası piyasa analiz platformu Trading Economics, Türkiye’de 2026 yılı asgari ücretinin brüt 32 bin TL civarında olacağını öngörüyor. Bu, mevcut brüt tutara göre yaklaşık yüzde 25’lik bir artış anlamına geliyor. OECD’nin 2025 raporu da Türkiye’de fiyat artışlarının 2026’da yüzde 21 civarında seyredeceğini belirtiyor. Bu oran dikkate alındığında, net asgari ücretin 27 bin TL civarında belirlenmesi olasılığı güçleniyor.

Ancak ekonomistler, yeni ücret artışının yüksek yaşam maliyetleri karşısında reel gelir kaybını tam olarak telafi edemeyeceği görüşünde.

“2026, ücret politikalarında dönüm noktası olacak”

İK danışmanlık şirketi Gilda&Partners’ın Kurucusu Jilda Bal, 2026’nın ücret politikalarında “yeniden kalibrasyon yılı” olacağını belirterek şunları söylüyor:

“2026, ücret politikalarında yeniden kalibrasyon yılı olacak. Enflasyon düşse bile, çalışanların alım gücü henüz toparlanmadı. Şirketler artık maaş artışlarını yalnızca piyasa ortalamasına göre değil, çalışan deneyimine ve sürdürülebilir motivasyona göre kurgulamak zorunda. Önümüzdeki dönemde, ücret şeffaflığı, yan hakların genişletilmesi ve performansa dayalı ödül sistemleri çok daha belirleyici hale gelecek. Kısa vadeli zamlar değil, uzun vadeli güven inşası çalışan bağlılığını koruyacak.”

Uzmanlara göre, 2026’da ücret artışları yalnızca bir zam oranı değil, aynı zamanda işveren markası stratejilerinin de önemli bir parçası olacak.

SON HABERLER

İşsizlik azalırken şirketler için işgücü riski artıyor!

Türkiye’de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. TÜİK tarafından 31 Mart 2026’da açıklanan verilere göre işsizlik oranı 2026 yılı Şubat ayında sınırlı bir gerileme göstererek, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e geriledi. Ancak, işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, diğer istihdam verileri iyileşmeye işaret etmiyor.

Yıllık bazda işsizlik azalıyor, ama şirketler için işgücü riski büyüyor

Türkiye'de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Liderin kontrol alanı hesabı değişiyor

Şirketler daha hızlı ve daha yalın yapılara geçmek için yönetim katmanlarını azaltırken liderlerin kontrol alanını genişletiyor. Böylece daha az yöneticiyle daha fazla etki yaratmanın yolları aranıyor. Kontrol alanı genişledikçe liderlik etmek artık sadece yönetmek değil, üretmek ve yön vermek anlamına da geliyor. Bu da liderlik anlayışının dönüşümüne işaret ediyor.

Arşiv

Yukarı Çık