HABERLER

Ayrıca, Deloitte’un 2025 Küresel İnsan Sermayesi Trendleri Raporu da insan kaynakları yöneticilerinin %66’sının, yeni işe alınan çalışanların rolleri için tam anlamıyla hazır olmadığını düşünüyor. Bu durumun en büyük nedeni olarak, üniversite yaşamı boyunca iş deneyimine eşdeğer sayılabilecek kulüp çalışmaları, sosyal sorumluluk projeleri veya gönüllülük gibi faaliyetlerin yetersizliği gösteriliyor.

Aynı rapor, son üç yılda birçok işverenin deneyim beklentilerini artırdığı ve artık başlangıç seviyesi olarak ilan edilen rollerin bile genellikle 2 ila 5 yıllık deneyim gerektirdiği belirtiliyor. Bu tablo, iş hayatına adım atmak isteyen yeni mezunlar için neredeyse imkansız bir denklem yaratıyor.

Yeni Mezunlar Ne Yapmalı?

Yeni mezunlar için iş bulmak, sadece bir CV düzenleme süreci değil. Aynı zamanda üniversite yıllarında kurdukları ilişkileri sürdürebilmeyi, kariyerlerine katkı sağlayacak etkinliklere katılarak bu ilişkileri stratejik şekilde geliştirmeyi de gerektiriyor. Klasik kariyer basamaklarının yerini daha adım adım, esnek ve dijital beceri odaklı bir yolculuk alıyor. “İşe hazır olmak” artık yalnızca bir diploma ya da staj deneyimiyle tanımlanmıyor. 

Deloitte’nin raporu, merak, öğrenme isteği, sorun çözme becerisi ve duygusal dayanıklılık gibi insani yetkinliklerin, özellikle yapay zekanın yükselişiyle birlikte daha da önem kazandığını vurguluyor. Bu bağlamda, yeni mezunların kariyer yolculuklarına erken dönemde yatırım yapmaları, teknik yetkinliklerinin yanı sıra bu insani becerileri de geliştirmeleri gerekiyor.

“İşe Hazırlık Sadece Deneyimle Ölçülemez”

Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, işe hazırlığın geçmişte benzer bir işi yapmış olmaktan ibaret olmadığını vurguluyor:

“Yeni mezunların kurumsal deneyimi olmayabilir, ancak bu, işe hazır olmadıkları anlamına gelmez. Hazırlık, öğrenmeye açık olmak, sorumluluk almaya istekli olmak ve hızla uyum sağlayabilmektir. Merak, empati ve problem çözme gibi beceriler, bu süreçte teknik deneyim kadar hatta bazı durumlarda ondan da fazla değer taşır. Kulüp çalışmaları, gönüllülük projeleri ve mentorluk gibi faaliyetler, bu yetkinlikleri geliştirmek için önemli fırsatlar sunar. Kurumlar, gerçekten sürdürülebilir bir yetenek stratejisi oluşturmak istiyorsa, işe hazırlığı sadece geçmiş deneyimle değil, gelişim potansiyeliyle de değerlendirmelidir.”

SON HABERLER

İşsizlik azalırken şirketler için işgücü riski artıyor!

Türkiye’de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. TÜİK tarafından 31 Mart 2026’da açıklanan verilere göre işsizlik oranı 2026 yılı Şubat ayında sınırlı bir gerileme göstererek, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e geriledi. Ancak, işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, diğer istihdam verileri iyileşmeye işaret etmiyor.

Yıllık bazda işsizlik azalıyor, ama şirketler için işgücü riski büyüyor

Türkiye'de işsizlik oranı düşüyor. Ancak bu düşüş, işgücü piyasasında gerçek bir iyileşmeye işaret etmiyor. ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

Liderin kontrol alanı hesabı değişiyor

Şirketler daha hızlı ve daha yalın yapılara geçmek için yönetim katmanlarını azaltırken liderlerin kontrol alanını genişletiyor. Böylece daha az yöneticiyle daha fazla etki yaratmanın yolları aranıyor. Kontrol alanı genişledikçe liderlik etmek artık sadece yönetmek değil, üretmek ve yön vermek anlamına da geliyor. Bu da liderlik anlayışının dönüşümüne işaret ediyor.

Arşiv

Yukarı Çık