BUSINESS NEWS

Empati Tükenmesi Liderlik Riskini Büyütüyor

Son iki yılda çalışma hayatının temposu hızlandı ve liderlerin sorumluluk seti genişledi. Stratejik beklentiler arttı, maliyet baskısı yoğunlaştı ve ekiplerin adaptasyon ihtiyacı güçlendi. Bu durum, liderlerde empati tükenmesi olarak tanımlanan bir yıpranmayı beraberinde getirdi.

Yoğun rekabet, sürekli değişen öncelikler ve artan verimlilik baskısı liderleri daha reaktif, daha kısa vadeli ve çoğu zaman daha mesafeli kararlar almaya itiyor.

Ancak bu durum, kurum içinde görünmeyen bir maliyet yaratıyor. Bağlılığı düşen ekiplerde hedeflere ulaşma oranı zayıflıyor, iş birliği duygusu kırılıyor ve yenilik üretme kapasitesi geriliyor.

2026’ya yaklaşırken liderlik anlayışı köklü bir dönüşüm yaşıyor. Artık yüksek EQ, performansı sürdürülebilir kılan ana unsur olarak görülüyor. Çalışanlar dinlendiğini, anlaşıldığını ve kapsayıcı bir ortamda değer gördüğünü hissetmek istiyor.

Liderlerin duygu yönetimi becerisi bu nedenle doğrudan şirket sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor. Araştırmalar, empatiye özen gösteren liderlerin takımlarında yaratıcılığın yükseldiğini, işten ayrılma oranlarının azaldığını ve kurum içi dayanıklılığın güçlendiğini gösteriyor.

Bu dönüşümün iş dünyasında kalıcı bir standart haline geldiği öngörülüyor. Yeni dönemin liderleri ekiplerinin duygu dinamiklerini doğru okuyabilen, stres yükünü yönetebilen ve iletişimde güven inşa eden kişiler olacaktır.

Duygusal zekâ bir davranış özelliği olmasından çok, şirket kültürünü ve stratejik performansı doğrudan etkileyen temel bir liderlik ölçütüne dönüşüyor.

2026’da öne çıkacak kurumlar sonuç odaklılıklarını sürdürürken empatiyi güçlendiren liderleri destekleyenler olacak.

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.