HABERLER

Harvard Business Review’de geçtiğimiz günlerde yayımlanan analiz, 1996–2020 arasında eş CEO modeliyle yönetilen 87 halka açık şirketin yıllık ortalama hissedar getirisi %9,5 oldu. Aynı dönemde bu şirketlerin karşılaştırıldığı endekslerin ortalaması %6,9’da kaldı. Bu durumda eş CEO uygulanan dönemlerde şirketler bulundukları piyasa ve sektörü temsil eden referans ölçüte göre daha yüksek getiri üretti. Bu veriler, eş liderliğin kriz anlarının çözümü olmanın ötesine geçip doğru kurulduğunda kalıcı değer yarattığını ortaya koyuyor.

Global devlerde eş CEO dönemi

Son dönemde dev global şirketler yönetim etkinliğini artırmak ve yapay zekâ merkezli büyümeyi hızlandırmak için eş CEO yapılarını tercih ediyor. Oracle 2025 sonbaharında iki CEO’lu modele geçtiğini duyurdu ve bu tercihi AI odaklı ölçeklenme stratejisinin parçası olarak konumlandırdı. Netflix’te ise eş CEO düzeni 2020’den beri sürüyor ve şirket bunu içerik ile ürün operasyonlarını dengeleyen bir yönetim formu olarak kullanıyor. Spotify da 2026 başında eş CEO’lu yapıya geçeceğini açıkladı. Bu örnekler, farklı sektörlerde eş liderliğin karar alma çevikliğini ve stratejik odaklanmayı güçlendirmek için yeniden tercih edildiğini gösteriyor. 

“Belirsizlik çağında şirketler iki farklı bakışla tek strateji üretebiliyor”

İnsan Kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucusu Jilda Bal, eş CEO modelinin yükselişini şöyle yorumluyor: “Tek bir liderin tüm yükü taşıması her zaman sürdürülebilir olamayabiliyor. Eş CEO modeli iki farklı bakışı aynı hedefte buluşturduğunda karar kalitesi yükselir, uygulama hızı artar, kurum daha çevik ve dayanıklı olur. Bu yaklaşım doğru yönetişim ve net sorumluluklarla desteklendiğinde yalnızca bugünün performansını değil yarının yatırımcı güvenini de güçlendirir” ve ekliyor “Belirsizlik çağında şirketler iki farklı bakışla tek strateji üretebiliyor. Eş liderlik iyi tasarlandığında biri vizyonu taşırken diğeri icrayı hızlandırır, riskler dengelenir ve ölçülebilir değer ortaya çıkar. Rollerin açık tanımı ve ortak hedefler bu modeli geçici bir çözüm olmaktan çıkarır, kalıcı bir değer yaratma aracına dönüştürür.”

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.