HABERLER

Üst yönetim ile alttaki çalışanların istekleri arasında sıkışan yöneticiler, Tost Etkisi Sendromu yaşıyor. Özellikle karmaşık yapıdaki şirketlerde görülen bu yeni durum, firmaları verimsizliğe götürürken, yöneticileri tükenmişlik riskiyle karşı karşıya bırakıyor…

Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, 
yöneticilerin üst yöneticilerin taleplerini yerine getirirken, alt kademedeki çalışanların da beklentilerini karşılamak zorunda kaldıklarına işaret ederek, “Genellikle tam yetkileri yoktur, fakat yetki varmış gibi sorumluluk taşırlar. Bu durum, yöneticilerin sürekli olarak hem üst hem de alt tarafın memnuniyetini sağlamaya çalışırken ciddi bir iş yükü ve psikolojik baskıya maruz kalmalarına yol açar, bu da tükenmişlik riskiyle karşı karşıya kalmalarına neden olur. Aşırı iş yükü kaynaklı verimsizlik, sadece çalışan için değil, organizasyon genelinde de verimsizliğe neden olur. Yıllarca aynı görevleri yaparken görünmez bir iş yüküne maruz kalırlar. Bu süreç, kariyer gelişimlerini de engelleyebilir ve iş aramaya başlamalarına yol açabilir” diyor.

Tost etkisinin, genellikle büyük ve hiyerarşik yapıları olan şirketlerde daha fazla gözlemlendiğine vurgu yapan Bal, “Büyük organizasyonlarda, birden fazla yönetim katmanı bulunduğu için yöneticiler, alt ve üst kadrolar arasında denge kurmakta zorlanırlar. Diğer taraftan hızla büyüyen ve sistematik bir yapıya sahip olmayan şirketlerde de tost etkisi görülme eğilimindedir. Bu tür şirketlerde, organizasyonel yapılar ve görev tanımları genellikle belirsizdir. Bu belirsizlik, yöneticilerin rol ve sorumluluklarını netleştirmelerini zorlaştırır, dolayısıyla hem üst hem de alt kadrodan gelen talepler karşısında sıkışmalarına neden olabilir” diye konuşuyor.

Dijital girişimciliğin yetkinlik ve becerileri üzerine yapılan bir araştırmada, hızla büyüyen start-up’lar da, net görev tanımlarının olmaması nedeniyle bu tür etkilerle sıkça karşılaşıyor. Start-up’larda görülen belirsiz yapılar ve geçici görev tanımları nedeniyle organizasyonel yapılarının zayıf olabildiğine değinen Bal, “Bu durum çalışanların verimliliğini olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda, start-up’lar büyürken, tost etkisi gibi negatif durumlarla karşılaşmamak için görev tanımlarını net tutmalılar” diyor.

ÇÖZÜM STRATEJİLERİ

Bal’ın aktardıklarına göre, yöneticiler tost etkisiyle başa çıkabilmek için birkaç strateji uygulayabilirler. Öncelikle, ara kademe yöneticilerine daha fazla yetki verilmesi önemlidir. Eğer bu kişiler doğru yetkilendirilirse, kendilerini daha değerli hisseder ve karar alma süreçlerinde aktif bir rol oynayabilirler. Bu durum, yalnızca üzerlerindeki baskıyı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda iş süreçlerini daha verimli hale getirir. McKinsey & Company’nin 2023 yılına ait orta kademe yönetim araştırmasına göre, ara kademe yöneticilerine yapılan yatırımlar, organizasyonel başarıyı ve finansal performansı artırmakla kalmayıp, aynı zamanda çalışan memnuniyetini de şirket genelinde artırıyor.

Ayrıca, görev tanımlarının netleştirilmesi gerekir. Herkesin her işi yapması yerine, net bir görev paylaşımı yapılarak ilgili kişilerin sorumlulukları belirlenmelidir. Böylece hem çalışanlar hem de yöneticiler için çok daha verimli bir ortam yaratır. McKinsey araştırması, bu tür net yapıların, çalışanların işlerini daha verimli yapmalarını sağladığını ve yöneticilerin üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor. Tükenmişlik öncesinde yapılabilecek bir diğer çözüm de görevlerin doğru bir şekilde delege edilmesidir. Görev delege etmek, yöneticilerin üzerinde biriken yükü hafifletir ve ekip üyelerinin güçlü yönlerinden faydalanarak iş süreçlerini daha etkili hale getirir.

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.