HABERLER

Teknoloji Kadroları İkiye Katlandı

246 BİN KİŞİ

2024 itibarıyla bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe çalışan sayısı 246 bine ulaştı. Bunun yüzde 78’i yazılım, donanım ve hizmet gibi alanlarda görev alıyor. 2015 yılında yaklaşık 3 bin olan şirket sayısının 2024’te 11 bin 800’ü aşması, sektörün yapısal olarak da büyüdüğünü gösteriyor. Son 10 yılda yazılım ve dijital hizmetlerdeki talep artışıyla birlikte teknoloji kadroları neredeyse iki katına çıktı.

BÜYÜK DÖNÜŞÜM

PwC Türkiye’nin raporuna göre enerji sektöründe dijital faaliyet oranı 2019’da yüzde 17 iken 2023’te yüzde 24’e yükseldi. Bu artış, sadece iş süreçlerinde değil; üretimden kalite kontrole, tedarik zinciri gibi alanlarda veri analitiği, yapay zekâ ve IoT uzmanlarına duyulan ihtiyacın katlanarak büyüdüğünü gösteriyor. Özellikle bankacılık, sigorta ve otomotiv gibi geleneksel sektörlerde teknoloji kadrolarının iş gücündeki payı hızla yükseldi.

YENİ KURGU

Teknoloji ekiplerinin yaygınlaşmasıyla İK süreçleri de dijital dönüşümün bir parçası haline geliyor. Artık yalnızca yazılımcı değil, ürün yöneticisi, veri uzmanı, büyüme lideri gibi yeni nesil roller istihdam ediliyor. İnovasyon kültürü ve dijital beceri haritalaması gibi yeni uygulamalarla organizasyonlar teknolojiyi stratejik bir kas haline getiriyor.

SON HABERLER

Belirsizlik dönemi yeni iş fırsatları yaratacak

Dünyadaki ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin 2026 yılında yeni iş fırsatları yaratacağı, bu fırsatların merkezinde ise yapay zekânın yer aldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yapay zekâ iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratacak ancak meslekler tamamen ortadan kalkmayacak, teknolojiyle yeniden tanımlanacak.

Rekor Odak Kaybı: Çalışanların %80’i Bir Saati Tam Odakla Geçiremiyor

İş yerinde verimlilik tartışmaları hız kazanırken, çalışanların odaklanma kapasitesiyle ilgili veriler dikkat çekiyor. Insightful'un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre, çalışanların %80 i bir saat bile tam odakla çalışamıyor.

Modern İş Gününün Sessiz Sorunu: Odaklanmak

Takvimler dolu, mesajlar ardı ardına geliyor, toplantılar birbirini kovalıyor. Ancak tüm bu hareketlilik gerçekten üretken olduğumuz anlamına mı geliyor? Veriler bunun tam tersini söylüyor. Modern iş gününün en büyük sorunu artık zaman değil, odak.