HABERLER

FlexJobs’un 2025 araştırmasına göre beyaz yakalı çalışanların yüzde 62’si, daha yüksek ücret ve iş güvencesi için mavi yaka veya zanaat temelli mesleklere yönelmeyi planlıyor. Jobber’ın aynı yıla ait raporu da bu trendi destekliyor: Meslek okullarına kayıt oranı, üniversite kayıtlarının yaklaşık üç katı hızla artıyor. Tüm bu veriler, özellikle otomasyona karşı dayanıklı mesleklerin ve girişimcilik potansiyeli yüksek alanların yeni nesil profesyoneller için daha cazip hale geldiğini gösteriyor.

Türkiye’de de gençler yeni bir yol arıyor

Bu eğilimin izleri Türkiye’de de açıkça görülüyor. TÜİK verilerine göre 2025 Ağustos itibarıyla 15–24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 16 seviyesinde. DİSK/Genel-İş’in yayımladığı “Türkiye’de Genç Emeği Raporu” ise her 10 gençten 6’sının istihdama katılamadığını ortaya koyuyor. Diğer yandan Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024–2025 eğitim-öğretim yılı istatistiklerine göre, ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim gören öğrenci sayısı 1,68 milyonu aşmış durumda. Bu veriler, gençlerin kariyer yolculuklarında daha somut beceriler edinebilecekleri, iş güvencesi sunan ve gelişim fırsatları barındıran alanlara yöneldiğini gösteriyor. “Geleceğe dayanıklı” meslekler artık gençlerin radarında çok daha belirgin bir şekilde yer alıyor.

“Beyaz yaka roller de yeniden şekilleniyor”

İnsan kaynakları danışmanlık şirketi Gilda & Partners’ın kurucusu Jilda Bal, bu dönüşümü şöyle yorumluyor:

“Beyaz yakadan mavi yakaya yönelimin temelinde istikrar arayışı ve otomasyona karşı daha dirençli işlere olan talep yatıyor. Ancak bu durum, beyaz yaka rollerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, bu roller yapay zeka ve otomasyonla birlikte evriliyor. Önümüzdeki dönemde teknoloji okuryazarlığı, esneklik ve müşteri odaklı beceriler beyaz yaka pozisyonlarda çok daha kritik hale gelecek. Şirketlerin de yetenek stratejilerini bu yeni dengeye göre şekillendirmesi gerekecek.”

SON HABERLER

Liderlik anlayışı değişiyor: Performanstan insani liderliğe

2026’ya girerken artan belirsizlik, küçülen ekipler ve ağırlaşan iş yükleri, liderliği performans ölçen bir rolden çıkarıp güven inşa eden, insan odaklı bir sorumluluğa dönüştürüyor. Konunun uzmanlarıyla 2026’da liderleri nasıl bir tablonun beklediğini konuştuk.

Lider Profili, Belirsizliği Yönetebilenlerden Oluşacak

2026'da öne çıkacak lider profili, yalnızca hedef koyan ve performans ölçen değil, belirsizliği yönetebilen, açık iletişim kuran ve ekipleriyle bağ kurabilen yöneticilerden oluşacak.

Dönüşümü Çalışanlarıyla Birlikte Yönetenler Başaracak

Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal: "Teknolojik ilerlemenin kalıcılığı, insan faktörüne yapılan yatırımla ölçülür. 2026'da başarılı olacak şirketler, yalnızca yapay zekâyı entegre edenler değil, bu dönüşümü çalışanlarıyla birlikte yönetenler olacak."