HABERLER

Küresel iş dünyası, 2026 yılına kronikleşen bir belirsizlik ikliminde girerken, liderlerin bu duruma bakış açısı köklü bir değişim geçiriyor. Artık belirsizlik, kaçınılması gereken bir risk değil, doğru yönetildiğinde piyasada alan açan stratejik bir enstrüman olarak görülüyor. IBM Institute for Business Value tarafından hazırlanan rapor, C-seviye yöneticilerin bu yeni döneme dair şaşırtıcı derecede iyimser olduğunu gösteriyor.

İYİMSERLİK VE PERFORMANS BEKLENTİSİ

Rapora göre, dünya genelindeki liderlerin yüzde 84’ü, küresel ekonomideki dalgalanmalara rağmen kendi organizasyonlarının 2026 performansından umutlu. Bu iyimserliğin temelinde ise teknolojiyle desteklenen karar alma mekanizmaları yatıyor. CEO’ların %95’i, “gerçek zamanlı karar alma” yetkinliğini 2026’da hayatta kalmanın ve büyümenin anahtarı olarak tanımlıyor.

“KRONİK BELİRSİZLİK” DÖNEMİNDE STRATEJİK ESNEKLİK

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verileriyle de desteklenen bu tablo, baş ekonomistlerin yüzde 82’sinin küresel belirsizliği “yüksek” olarak nitelendirdiği bir zemine oturuyor. Bu ortamda KPMG’nin analizleri, liderlerin artık tek bir uzun vadeli plana sadık kalmak yerine, “senaryo bazlı” esnek modelleri tercih ettiğini ortaya koyuyor. Yöneticilerin yüzde 70’i, farklı olasılıklara karşı önceden hazırlanmış oyun planlarıyla hareket etmeyi yönetim yetkinliği olarak görüyor.

LİDERLİK PROFİLİNDE “İNSANİ VE FİNANSAL” DENGE

İnsan kaynakları ve yönetim danışmanlığı alanında uzmanlaşan Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, bu dönemin CEO ve CFO’ların karakteristik özelliklerini de dönüştürdüğünü vurguluyor. Bal’a göre, 2026’nın kazananları şu dengeyi kurabilenler olacak:

“Mesele sadece büyüme değil; nakit akışı, maliyet yapısı ve risk yönetimini eş zamanlı yönetebilmektir. 2026’da en büyük ayrışma, tek bir senaryoya hapsolanlarla, finansal disiplin ile stratejik esnekliği harmanlayabilen organizasyonlar arasında yaşanacak. Başarılı lider, sadece hedef koyan değil, ekiplerine bu belirsizlikte netlik ve güven verebilen kişidir.”

HIZLI KARAR, GÜÇLÜ TEKNOLOJİ

IBM raporunun altını çizdiği en kritik nokta ise gecikme maliyeti. Yapay zeka ve agentic (eylem odaklı) AI sistemlerini karar süreçlerine entegre eden şirketlerin, pazar fırsatlarını yakalamada rakiplerine göre iki kat daha başarılı olması bekleniyor.

SON HABERLER

Çalışanların yüzde 80’i odaklanamıyor

Insightful’un Odak Zamanı Araştırması raporuna göre çalışanların yüzde 80’i bir saat bile tam odakla çalışamıyor. Bu veri, odak kaybının kurumsal ölçekte bir verimlilik sorunu haline geldiğini gösteriyor. Dijital iletişim kanallarının yoğunluğu ve iş gününün parçalanan yapısı, çalışanların derin odak gerektiren işleri sürdürülebilir biçimde yürütememesine neden oluyor.

“Full odak” artık lüks: Çalışanların yüzde 80’i 1 saat bile kesintisiz çalışamıyor

İş dünyasında verimlilik tartışmaları yeniden gündemin üst sıralarına taşınırken, çalışanların odaklanma kapasitesine ilişkin veriler tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Insightful tarafından yayımlanan Odak Zamanı Araştırması, çalışanların yüzde 80’inin bir saat boyunca kesintisiz şekilde odaklanarak çalışamadığını gösteriyor.

Liderlik anlayışı değişiyor: Performanstan insani liderliğe

2026’ya girerken artan belirsizlik, küçülen ekipler ve ağırlaşan iş yükleri, liderliği performans ölçen bir rolden çıkarıp güven inşa eden, insan odaklı bir sorumluluğa dönüştürüyor. Konunun uzmanlarıyla 2026’da liderleri nasıl bir tablonun beklediğini konuştuk.